OLAY GAZETESİ
Bizim annelerimizin çocuk beslenmesi üzerine ciddiye alınması gereken hipotezleri vardı..
‘’ Bitirmezsen arkandan ağlarlar ‘’..
Kapının arkasına gizlenip pervaza dayadığım tek gözümle tabakta kalanları gözetlerdim..
Bir zaman sonra annemin yaptığı pilavda duygudan eser olmadığını keşfedip bunu kestim..
Ama o hiç bir zaman yılmayıp hipotezini geliştirdi..’’ çocuğun olmaz ‘’ … ‘’ karın çirkin olur ‘’ .. ‘’ iki yakan bir araya gelmez ‘’
Karımın çirkin olması diğer iki sebep için yeterliydi zaten..
Patates dolu tabağı nasıl sıyırdığımı dün gibi hatırlıyorum..
Tabağını bitirmemiş erkeklerin geliştirdiği araştırma sonuçları çıktı sonra ortaya ..
‘’ Çirkin kadın yoktur ‘’
Oysa ki yalansız bir dünyaya iki kaşık kalmıştı..
Aslında kadın kendi kendini çirkinleştir ya da güzelleştirir..
Sokaklarda bile küçücük çocuğunu döndüre döndüre döven kadındır çirkin olan..
Sabah akşam dizi seyredip ona iki tas yemek yapmaya üşenendir..
Çocuk gelişimi,sağlıklı beslenme ile ilgili iki satır okumaktan acizdir ama Hürrem’in ne haltlar karıştırdığını çok iyi bilir..
Çalışan kadın yorgunluğunu bahane eder..Evdeki de genellikle iki kuruşu denkleştiremediğinden yakınır.
Ben çalıştığı halde ocağını soğutmayanını da gördüm..cebindeki iki kuruşla harikalar yaratanını da..İşte güzel kadınlar bunlardır.
Sağlıklı beslenme kuş sütü eksik masa demek değildir..Güzel kadın, kerameti üç liraya havucunu,lahanasını bir araya getirir çocuğunun doğru beslenmesini sağlar.
Çirkin kadınsa bebesinin elinde kafasından büyük simit, onun kınası bunun cıvası kapı kapı dolanır..
Çeşitli nedenlerle okuyamamış bile olsa kendini geliştirememiş kadınlardır sağlıksız neslin en büyük nedeni.
Türkiye’nin geleceğinde her alanda söz sahibi olacak nitelikli genç insan yetiştirilmesinde geniş alternatiflere sahip olmak istiyorsak öncelikle bu kadınları eğitmeliyiz.
Yerel Belediyelerin tamamında mutlaka ‘’ Annelik Eğitimi ‘’ programları olmalı.Anne ya da anne adayı bu insanlara çocuk psikolojisinden beslenmeye,zamanı verimli kullanmaktan ilk yardıma kadar ilgili tüm dersler verilmeli.
Daha bilinçli..daha duyarlı insanlar kazanmak varken kim düşünmekten,ayırt etmekten aciz cahil bir toplumu yeğler ki ?
Çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz de en az annelerimiz kadar sorumlu sağlıklı gençler yetiştirme konusunda..
Onların da güzeli çirkini var..
Spor a gitmesin iki problem fazla yapsın diyecek kadar düz kafalısı da var..Genleri bozuk çocuğu yürümeden yok edelim diyecek kadar hasta ruhlusu da..
Bazıları ise onu doğuran annesinden bile daha yakın öğrencisine..Kendi evladını yetiştirir gibi fedekarca çırpınarak ve esirgemeden veriyor emeğini..
Her türlü melanet cahillikten gelir Ey millet..
Sağlıklı,güçlü,çalışkan,bilinçli,paylaşımcı,sevgi dolu,iyi ruhlu ve eğitimli gençler yetiştirmek için çaba sarfedin..
Ve öncelikle de onlara bu ışığı tutacak olan ebeveynlerin,eğitimcilerin ıslahını sağlayın.
Gerçek ibadet budur.Yoksa Allah damarlarınızda dolaşan en küçük fesatlığı bile görmez mi sanırsınız?
Zamanınız varken içinizdeki tüm kötülüklerden arının..onları sıyırıp yok edin..
Yoksa arkanızdan kimse ağlamaz.
OLAY GAZETESİ ( 12 ŞUBAT 2012 )
Kırmızı başlıklı kız, kurtla karşılaşacağını bilseydi, büyükannesine o kurabiyeleri yine de götürür müydü ?..
Bu soru beni yiyip bitiriyor uzun zamandır..
Bir ara Külkedisi’ne takmıştım aynı böyle..Ya o gece saatler bir saat ileri alınsaydı ne durumlara düşerdi kızcağız diye..
İçime dert ediyorum..bunu engelleyemiyorum..
Karıncanın Ağustos böceğiyle geçmişe dayanan bir husumeti mi vardı yoksa sadece müziğe mi karşıydı?..
Sihirli ayna..iksir kazanı vb gibi her türlü donanıma sahip bir cadı küçük bir prenses kalbiyle kırkaltı kilo geyik kalbini nasıl ayırt edemez?..
Kendilerinden başka bir canlı görmedikleri için Pamuk Prenses ile karşılaştıklarında psikolojik destek alan yedi cüceler madenden çıkardıkları taşları kime satıyor? Bunun için ruhsatları var mı?
Köy halkının sekiz kollu polidakron gemi halatıyla bağlamış bile olsa,o cüsseye dikiş ipliği gibi gelen iplerden Güliver nasıl kurtulamaz? İyi niyetli miydi yoksa kalıbının adamı mı değildi?
Hansel ile Gratel masaldan sonra insülin tedavisi gördü mü?
İçimi kemir kemir kemiren bu soruları google yazdığımda tatil beldeleri,butik otel adresleri çıkıyor..
Psikotekno dedikleri bu olsa gerek..
Tatile falan ihtiyacım yok benim..Sadece sinirlerim bozuk olana bitene..
Nemli şezlong,dört beş kulaç,on sekiz metre açık büfe vs dindiremez bunu..
İnançlarımla..değerlerimle arama giren kendi gölgem bile olsa nefret ediyorum..
Koyunların nefret duygusundan yoksun olduğunu bilmek beni bir parça rahatlatıyor insan olarak.
İyi ki insanım..iyi ki doğru ile yanlışı..iyi ile kötüyü ayırt edebilecek kadar koyun değilim diyorum..
İyi ki güdüldüğümü hissettiğim anda tepki verebiliyorum.
Hocam gel birkaç satır yaz arada dediler basketboldan..
Basketbol ibaret değil ki birkaç satırdan..
Aç karnına perdeleme bile yapılmıyor,hatta aşıksan ya da borcun varsa eşe dosta, ribaunt bile yapası gelmiyor insanın..
Hele emek verdiğin çocukların ruhuna,özgürlüğüne,gelişimine birileri zarar veriyorsa kendi menfaatleri için..
Hele bir sürü gereksizlik yığınıyla küçücük beyinleri aptal eden rant düzeni azdıkça azmışsa..
Algı gücü yüksek..hedefine odaklı..çalışkan..sevgi ve saygı dolu..fuzuli işlerle zamanını tüketmeyen..kendisini ifade etmesini ve hakkı kadar talep etmesini bilen..inançları ve sahiplendiği değerler konusunda özgür gençler yetiştirin ey anne babalar..
Bakabileceğinize,eğitebileceğinize,aç bırakmayacağınıza,eline dört beş paket mendil verip sokaklara salmayacağınıza inandığınız kadar yapacağınız çocuklarınızı insan gibi yetiştirin..
Şu yaptığıma da bakın..Benim derdim makale okuyabilen insanla değil ki..
Asıl okumasını istediğim koyun okuma yazma bilmedikten sonra..
Çünkü onlar sadece güdülür..
Otla dersin otlar..üre dersin ürerler..
Etinden,sütünden,yününden faydalanılır..
Cadı, masalın kesilmiş sahnelerinden birinde sihirli aynasına kralın kendisini aldatıp aldatmadığını sormuş mudur acaba?
Madem boşa kürek sallıyoruz..
En iyisi sıyırmışa yatıp La Fontaine’den takılmak..
OLAY GAZETESİ - ( 31.01.2012 )

Geçtiğimiz hafta Ankara’da yapılan Ulusal Antrenör Gelişim Semineri’nde bir dersimin öncesi Van Basketbol İl Temsilcisi Gökhan GENCER ile tanıştım.
Gökhan hoca yaşadıkları felaketi ve sıkıntıları anlattı uzun uzun.
Bu acıların yüzüne vurduğu bir insanı yakından dinlerken inanın çok daha iyi anlıyorsunuz olanı biteni.
Van’da spor yapan birçok çocuk var.Yaşadıkları coğrafyanın malum şartlarında bu genç insanları her türlü beladan uzak tutan en sağlıklı yolun tercih edilmesi ne kadar güzel aslında.
Ancak zaten kısıtlı imkanlarla edindikleri spor malzemeleri konusunda şimdi daha da mağdurlar.
Gökhan hoca, çocukların unuttukları gülmeyi sadece buldukları bir topun peşinden koşarken hatırladıklarını anlattı.
Kendilerine malzeme yardımı ve bu konunun duyurulması adına elimizden gelen desteği vereceğimizin sözünü verdim.Ve dönüşümde konuyu Yeşim Tekstil Kurumsal İletişim Müdürü ve Yeşimspor Kulübü As Başkanı Dilek CESUR,Olay Medya Spor Koordinatörü İlhan ÖZTAT ve Spor Müdürü Orhan GÜNEY ile paylaştım.
Konu özellikle insan ve spor olunca fazlasıyla hassasiyet gösterdiklerini bildiğim bu insanların da desteği ile Bursa adına önemli bir kampanya başlatmaya karar verdik.
Şimdi,Bursa’daki tüm kulüplerimiz,sporcularımız ve aileleri ile birlikte bu kampanyaya destek vermek isteyen insanlarımıza sesleniyorum..
Van’daki sporculara ve spor yapacak çocuklara göndermeyi düşündüğünüz yeni veya az kullanılmış spor malzemelerini bir koliye koyarak Bursa Anadolu Lisesi ( Acemler caddesi ) danışmasına bırakabilirsiniz.
Yardım kolilerimizin üstüne ‘’ BURSA’DAN VAN’A SPOR MALZEMESİ DESTEĞİ ‘’ yazalım ve mutlaka içeriğindeki malzeme cinsiyle birlikte şahıs,firma ya da kulüp ismini belirtelim.Zira kampanya bitiminden sonraki bir yazımda gönderilen şey küçücük bir kutu içindeki iki çift çorap bile olsa destek veren insanlara oradaki çocuklar adına bir teşekkür borcumuz olacak.
15 Şubat’a kadar sürdüreceğimiz kampanya’da Van’a gönderilmek üzere toplanacak malzemeler, 16 Şubat’ta kampanya’ya destek veren insanlarımızın ve Olay Medya ekibinin uğurlamasıyla Bursa Anadolu Lisesi’nden yola çıkacak.
Kampanyaya destek verecek ve toplanan malzemeleri karşılıksız olarak Van’a ulaştıracak kargo firmalarıyla temaslarımız sürüyor.Ulaşım adına gerekli destek Belediyelerimizden de gelebilir.Bu konuda da okurlarımıza gerekli bilgiyi aktaracağım.
Türkiye’nin en güçlü siyasi kalemlerinden birisi olan Olay Gazetesi Baş Yazarı ve Yeşimspor Kulübü Genel Sekreteri Ahmet Emin Yılmaz ağabeyimiz başta olmak üzere tüm yazarlarımızın ve gazeteci arkadaşlarımızın kampanya ile ilgili olarak manevi desteğini şimdiden hissettiğimi de özellikle belirtmek istiyorum.
Duyarlı Bursa halkının ve değerli spor dostlarımızın konuyla ilgili gerekli hassasiyeti fazlasıyla göstereceklerinden kuşkum yok.
Göndereceğimiz en küçük malzeme bile gülen bir yüze dönüşecek.
Spor kenti Bursa’nın gücünü hepbirlikte bu kampanyada da gösterelim.
İyi haftalar..
OLAY GAZETESİ ( 21.01.2012 )
KATİL KERESTELER
Milli kayakçı Aslı Nemutlu henüz 17 yaşındaydı..Benzetmek gibi olmasın benim oğlumun yaşlarında..Allah kaderlerlerini benzetmesin bizim evlatlarımızın yaşlarında..Ha biraz daha büyüğü..ha daha küçüğü..
Aslı’yı da bekleyen bir ana baba vardı.Ama o genç kız birkaç kereste parçasının kurbanı oldu.
Sorumluluğu birbirlerine atanlar,olayı elim bir kaza sayanlar,soruşturmalar,müfettişler,başka Aslı’lar ölmesin nakaratları..
Kayak Federasyonu Başkanı Dr.(ziraat) Özer Ayık,Aslı’nın yaşamını yitirdiği pistte geçen yıl Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarının yapıldığını,aynı bariyerlerin ( kereste ) o zaman da var olduğunu söylerken, Kayak Federasyonu eski yöneticilerinden olan ve Palandöken’de Kayak Öğretmenliği yapan Metin Gez, kar tutması ve tipinin karı götürmesini engellemek için yaptırılan tahta bariyerlerin önünde mutlaka plastik çubuklu ağların çekilmesi gerektiğini belirtiyordu.
Palandöken ve Konaklı’da geçtiğimiz kış mevsiminde yapılan 25′inci Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarında Uluslararası Kayak Federasyonunun (FIS) bu kuralı uyguladığını biliyoruz.
Türkiye Kayak Federasyonu başta olmak üzere görevdeki tüm yetkililer dışında kalan birçok kayak uzmanı, FIS yetkililerinin Palandöken’deki tüm yarışlarda plastik çubuklu ağlar kurduğunu, hatta bazı yarışlarda 2-3 sıra ağ döşediklerini,bunun da hızla ağlara çarpan bir yarışçının, birinci ağdan geçse ya da ağı devirse bile diğer ağlar engel olsun anlamına gelen bir tedbir olduğunu söylüyorlar.Ve Aslı’nın ölümüne neden olan Konaklı’da tahta bariyerlerin mindersiz ve önünde ağ bulunmamasının daha birçok acıya sebebiyet verebileceğini ekliyorlar.
Eminim şimdi oraya boy boy..sıra sıra ağlar gerilecek..Hatta bütün dağlar ağlardan geçilmeyecek.Birileri birilerine şimdiye kadar aklınız nerdeydi diye feryat edecek.Aslında o zaman sorulması gereken bu değil…Asıl sorulması gereken madem içinden çıkmaya çalışırken anlattığınız gibi buna gerek yoktu da şimdi neden gerek duydunuz sorusu olmalı..
Bakın herkes görev başında hala.Kimse olayı üstlenmiyor.Herşey duygusala bağlanmış.Hatta piste Aslı’nın adını vereceklermiş.
Cumhuriyet Savcılığı, bilirkişiden kazanın meydana geldiği pistin hangi kurum tarafından işletildiği, bu pistte bakım ve güvenlik tedbirlerinin kimler tarafından alındığı, piste alınan güvenlik tedbirlerinin standartlara uygun olup olmadığının belirlenmesini istemiş.
Milli bir kayakçı..Milli takım kampı ve pistin güvenlik tedbirleri için bir gariban aranıyor.
Yani Federasyon yetkilileri de dahil ne bir Milli takım yetkilisi ya da antrenörü piste bir göz atıp ‘’ Burası sporcularımız için yeteri kadar güvenli değil.Hatta bir ambulans bile yok.Çocuklarımızın can güvenliği sağlanmadığı sürece burada antrenman yapamayız ‘’ kararını verebilecek kadar ehil ya da vicdan sahibi değiller.
Bırakın aklı vicdanı Federasyon başkanının çıkıp yarışlar dışında ambulans Federasyonun sorumluluğunda değildir demesi kadar insanın irkilmesine sebep olacak daha garip bir açıklama olabilir mi?
Spor Bakanımız Sn.Suat KILIÇ ,göreviniz ve yetkiniz gereği belki prosüdürleri işletmekle yükümlüsünüz.Ama eminim siz vicdanınız da olayı çözmüşsünüzdür.Lütfen koltuk ve apolet sevdalılarının,her rezilliği ve vurdumduymazlığı meşru hale getirme debelenmelerine bir son verin.Türk Spor adamları olarak siyasetten uzak, tertemiz,hakkaniyetli ve mutlu bir spor geleceği için size güveniyoruz.
Size gelince Ey katil keresteler..bakın nelere sebep oldunuz.
Gencecik bir kız gitti sizin yüzünüzden..
Siz o dağlarda olduğunuz sürece hangi ana baba evladını kayağa gönderir şimdi?
Hangi çocuk kayağa özenir?
Sizi kökünüzden sökmek lazım.
Sökecekler de..