OLAY GAZETESİ ( 30 EKİM 2011 )

Yıllarım yaşıtlarınla geçti..
Belki baban..ağabeyin ya da akrabalarından biri bile kıyısından köşesinden de olsa bir dönem oyuncum olmuştur..
Biz basketbol oynadık..
Ama içinde hayata dair herşey vardı..
‘’ Biz senin yaşındayken ..’’ diye başlar ya büyüklerinin söze bazen bilirsin..Çok da aldırma aslında..Biz de babamızdan duyduğumuzu söylüyoruz işte ..
Aldırma diyorum..çünkü bugün, ne o zamanki güne benziyor..ne de çocuklar aynı çocuklar..
Çok eskiden posta güvercinleri varmış…Sen ise yan sınıftaki arkadaşınla cepten konuşuyorsun şimdi..Şu cep telefonunuza çok taktık biz büyükler farkındayım..Sen de çocukluğunda dayının..babanenin sesini duyabilmek için Postaneye gidip Ankara’ya ..Erzurum’a telefon yazdırıp bekleseydin saatlerce sen de kıskanır biraz söylenirdin hoşgör..
Çok öğüt veren olmuştur sana..Hiç bir genç bundan pek hoşlanmaz bilirim..Ama gün gelir bütün öğütler hatırlanır..Umarım sadece senin iyiliğin için verilen nasihatlarin sahne sırası geldiğinde bunları zararsız savuşturmuş olursun hayatından..
Kanın kaynıyor biliyorum..Bu yaşlarda hep olur..
Bugün olmasa bile birgün herşeye ulaşacakmışsın gibi hissedersin..
Hayaller bu yaşlarda tatlıdır..Ertesi sabah ilk ders matematik değilse suratında kocaman bir sırıtmayla uyursun geceleri genelde ..
Sonra büyüdükçe keşkelerin artar..ihmal ettiklerin ya da ertelediklerin dikilmeye başlar karşında..
Neyse ..bunlar pek dinlenesi ve anlanası şeyler değil senin için biliyorum..Biliyorum çünkü ben de senin gibiydim..Tıpkı baban gibi..annen gibi..Biz hepimiz bir zamanlar senin giyidik..
Şimdi en çok neyi anlamanı isterdim biliyor musun…Aslında ne büyük şanslara sahip olduğunu ..Önündeki uzun zamanı, şartlar ne olursa olsun Vatanının ve kendi adına her zaman lehine çevirmeyi becerebilmeni..dürüstlükle..olgunlukla ve kimsenin sırtına basmadan..
Kavgadan..hasetten..düşmanlıktan..en çok da senin en değerli şeyini ‘’ zamanını ‘’ çalan hırsızlardan uzak durmanı isterdim..
Özgürlük toplum kurallarına ve yasalara uyulduğu sürece bir canlıya bahşedilen en temel ve en değerli olgudur..
Allah’a olan inancını..Vatan ve bayrak sevgini..Cumhuriyet’e bağlılığını ve İnsanlığını..
Hiç kimsenin rant tezgahından ya da zorlamasından geçmeden hür iradenle,gösterişsiz ve yürekten yaşamanı isterdim sonsuza kadar..
Seni sen yapacak bu yüksek değerlerin gerçekten farkına varmayı ve bunun için her zaman mücadele edebilmeni çok isterdim..
Keşke şimdi senin yaşlarda olsaydım..
Postaneye gidip telefon yazdırsaydık annemle..babamla..
Keşke onlara daha çok sokulsaydım..
Hatta ertesi gün ilk ders matematik olsaydı..

5-11 Eylül 2011 tarihlerinde İstanbul Pendik’de yapılan Beden Eğitimi Öğretmenlerine dönük 1.Kademe ( E ) Antrenör Kursu’nun sınav sonuçları belli oldu.
SINAV SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ
OLAY GAZETESİ ( 20 EKİM 2011 )

Beko Basketbol 1. Ligi sürprizlerle başladı.
Deplasmanda oynadıkları maçlarda Pınar Karşıyaka’nın Banvit’i, ligin en zayıf halkalarından Hacettepe Üniversitesi’nin Aliağa Petkim’i mağlup etmesi ev sahibi takımlar için eminim bir gün öncesine kadar fikstürlerindeki kesin galibiyetler çentikleriydi.
Tofaş’ın konuk olduğu Mersin ‘de kazanması ilk haftanın şüphesiz en değerli galibiyetlerinden.Ancak ben bu maçı sürprizler başlığının altında kullanmıyorum.Çünkü Tofaş bir çok yönüyle Mersin Bşb Spor’dan ‘’ daha iyi bir takım ‘’ .Bu referansı her zaman ‘’ Daha iyi kadro ‘’ tanımlamasına tercih ederim.
Türk basketbol tarihinde 1.lig seviyesinde hiç bu kadar çaylak antrenörün göreve başladığı bir sezon daha yoktur.Kadro ve bütçe anlamında averajın altında kalmış bile olsa tecrübeli coachların takımları adına bunu çoğu zaman avantaja dönüştüreceklerini düşünüyorum.
Fenerbahçe Ülker,Anadolu Efes,Galatasaray Medical Park,Beşiktaş Milangaz..
Hatrı sayılır bütçelerle sezona başlayan ve Anadolu Efes’te Çetin Yılmaz ‘ın Ufuk Sarıca’ya verdiği teknik desteğin de altını çizerek çok tecrübeli staff lara sahip olduğunu gördüğümüz bu takımların sezon sonunda ilk 4 yapacağı kesin gibi.
Bu grubun hemen altını zorlayacak 4 takım var..Bunlar Tofaş,Pınar Karşıyaka,Banvit,Türk Telekom..Sonra belki biraz Antalya..ve Erdemir..
Ligin henüz başı..Ancak hazırlık dönemini iyi geçiren takımlar bunun özellikle ilk 5 - 6 hafta karşılığını görürler.Sonraki dönemlerde ise devreye ölçülü yüklemeler ve tekrarlarla birlikte,moral motivasyon ve istatistiki değerlere dayalı özel ve genel iyileştirmeler daha çok girmeye başlar.Bu süreçleri kim ne derece doğru geçirir bekleyip göreceğiz.
2.Basketbol Ligi’nde ise 2.hafta oynandı..
Buranın havası suyu farklıdır..Buraya gelip 1.lig edasıyla oynar ya da yönetirsen adamı tefe koyarlar.
Yürek,arkadaşlık,savaş ve inanç buralarda taktik ve istatistikten çok daha değerlidir.
Final Gençlik – TED Ankara Kolejliler maçı da buna bir örnektir.
Sezon boyunca da bunun benzerlerini çokca yaşayacağız gibi.
Özellikle 2.Lig için her zaman savunduğum konu şudur ki..Takımların mutlaka reel hedefleri olmalı..Bu parayı ya da bu mesaiyi neden harcıyorsunuz sorusuna oluşumu adına tatmin edici cevaplar verebilmeli.
Kadrolarının en az yüzde yetmişi altyapıya dayanan ve ürettikleriyle kulüpleri adına maddi manevi kazanımlar etmeyi alışkanlık haline getiren yapıların artması taraftarıyım.
Basketbolu çok daha sağlıklı ve üretken seviyelere taşıyacak sistem de çok ciddi hazırlanmış teminat ve tazminat yaptırımlarına dayalı,düşme yerine şartlara uyulmadığı takdirde cezaya ve şartlarını düzeltene kadar yeni bir fiş numarası alarak uzaklaştırmayla sonuçlanan bir 1.Lig ve tamamen üretime dayalı,yaş sınırlaması konulmuş,yabancı oyuncunun olmadığı ve sezon sonu oyuncularını 1.Lig’e draft eden Hazırlık Ligi dir.
Bu sistem kurtuluşun kısa bir özetidir.
Antrenörü daha üretken ve kendini geliştirir hale getirmek,genç oyunculara ciddi hedefler sunmak,insanların mağduriyetlerini engellemek ve Türk basketboluna çok çok daha fazla yetenek kazandırmak için süratle üzerinde çalışılarak hayata geçirilmesi gereken yapı budur.
Bunun mevcut sistemden daha iyi olmayacağını söyleyecek biri var mıdır?
İyi haftalar..
Cem ÇAĞAL