GENÇ BEYLERE TAVSİYELER..

OLAY GAZETESİ ( 30 KASIM 2011 )

Internetteki paylaşım sitelerinin ve telefonla mesajlaşma hastalığının gençlerin konuşma ve kendini ifade etme becerisini giderek nasıl yok ettiğinin herhalde farkındasınızdır… Zaman zaman bize kabalık..umursamazlık..saygısızlık gibi dönen cevapların nedeni de bu..Onlar cevaplarının renginin ya da içeriğinin farkında bile değiller muhtemelen..Çünkü konuşmayı unuttular..
Yakın döneme kadar ‘’ ay inanmıyoruuuummm..oha oldumm yaneee kızları ‘’vardı..Şimdi yeni trend ‘’ ş ‘’ leri söyleyememek..Bu daha da kötü..çünkü konuşma tipinin psikolojik dönütlerine ( speech-type interaction ) göre bebek diline keskin dönüş yapmak hele bunu sürüden dışlanma korkusuyla gerçekleştirmek yetenekleri daha da körleştiriyor..ve şaşkın demeyelim de yüze daha güven vermeyen bir ifade yüklüyor..
Bunun en trajikomik reaksiyonunu bir gün yanlışlıkla ayağına bastığınız bir kızdan duyabilirsiniz ..
‘’ Aptal seyy ‘’
Aman genç beyler dikkat..9 yaşındaki kardeşine 1,5 ay öncesine kadar pekala Şerafettin diyebilen bir kız son günlerde aynı çocuğa ısrarla Serafettin diyorsa..bu kızda ciddi bir özenti hastalığı var demektir..’’ Özenti ‘’ birçok kötüye gidişin belirtisidir..
Siz siz olun sizden hoslandığını söyleyen bu kızdan hemen uzaklaşın..
‘’ İyi bir eğitim ‘’ ‘’ Başarılı bir meslek kadını ‘’ ‘’ Mükemmel bir eş ‘’ ‘’ İyi bir anne..’’
Eğer akıllıysanız ve alıcı gözüyle bakarsanız bunları gerçekleştirmek için çaba gösteren kızları pekala diğerlerinden ayırt edebilirsiniz..
Dikkat ettiyseniz sizin için olmazsa olmazlardan bir özelliği ..yani ‘’ güzelliği ‘’ ağzıma bile almadım..
Ha..siz benim kadar şanslıysanız ve hepsini bir arada bulabilecek kadar sabırlı ve seçiciyseniz ne ala..
‘’ Gerçek kız arkadaşı ‘’ seçmek için ..Ders mi ? Kafe mi ? gibi sınama testleri uygulayabilirsiniz örneğin.. Tabi sonsuza kadar ders diyen ve gözlerinin herbiri farklı yerlere bakan kızlardan bahsetmiyorum..Ben sizin yerinizde olsam eğitim gibi gelecekle ilgili gayretlerini ve çalışmalarını her zaman öncelikli tutan ama bunun yanında sosyal yanı çok güçlü,spora ya da sanata da zaman ayırabilen ve bilindik özenti ve gününü gün eden akranlarından çok farklı bir kızla arkadaşlık etmeyi her zaman yeğlerdim.
Çünkü bu tür genç kızlar her zaman sizin de eğer varsa eksik yönlerinizi gidererek statünüzü geliştirir.Ya da belki şöyle söylemek daha doğru olur..diğerleri gibi statünüzü geriletmez.
Geçici yaz aşklarının büyüsüne kapılmış ..önceliği farklı olan ve bu tavsiyelere kulak asmayan genç beyler olabilir..

Onlara da bol sanslarr..

NERESİNDEN ANLARSANIZ..

OLAY GAZETESİ ( 20.11.2011 )

Benim köşem gazetenin spor sayfasında farkındayım..
Çünkü birkaç kişiden kulağıma çalındı.. ‘’ basketbol ‘’ çok az geçiyormuş yazılarımda..Hatta sporun çok dışında kalıyormuşum..30 senelik kokoreççide hiç kimsenin ‘’ bağırsak ‘’ tan bahsetmemesi gibi birşey sanırım bu durum..
Hırvatistan – Türkiye rövanş maçı.46.saniye oynanıyor..spiker ‘’ müthiş başladık ne diyorsunuz ? ‘’ diye soruyor yorumcuya..’’ Umarım aynı hırs ve motivasyonla devam ederiz ‘’ diyor yorumcu..Adamın birinin yolda bulduğu bigudinin sahibi kıza aşık olması gibi..
Basketbol Euroleague maçı.. yorumcu konuşuyor…’’ bunların birini atıp birini kaçırsak bile,onlar atamazsa son top bize kalıyor ‘’ ..Belli ki biri ona maçı Stevie Wonder da dinleyecek elinden geleni yap demiş..
Yani yeterince ehil yorumcu..yazar çizer var memlekette..
Zaten herkesin bildiği şeyi biraz dövünerek..ya da sövünerek yorumlayanın bir parça averajı oluyor bütün numara bu..
Benimse bütün derdim insanların gerçeği ve giderek dejenere olan toplum değerlerini korumaya çalışmak..
Çünkü benim oyuncularım bu insanların içinde büyüyorlar..Tıpkı sizin çocuklarınız gibi..
Eskiden akşam olup da eve girdiğimde hiç böyle birşey çalınmazdı içime..Ama son günlerde o sesi daha çok duyar oldum ‘’ iyi hadi bugün de başını derde sokmadan yırttın ‘’
Tahammüllerimiz mi azaldı acaba..ya da kaybedecek hiçbirşeyi olmayanlar mı çoğaldı?
Bence ikisi de ..
Düne kadar tavır koyduğumuz adamın bugün barakasına tav olup .. diğer tarafta milli formayı milyonlar karşılığında kirletenlerin peşinde koşmaya çalışanları izlemek koyuyor bana çok..Şaka gibi geliyor olan bitenler..
Bet sesli manken emeklisinin Eurovision’ a gitmeye ramak kaldığını hissetmek bana koyuyor..
dört camını ve teybini köküne kadar açıp bu yetmez daha çok gürültü daha çok magandalık deyip egzosuna çizikler attıranların hergün çoğaldığı memlekette reytingleri de bu seviyeler belirliyor doğal olarak.
Temiz giyinen..iyi ruhlu..saygılı..samimi..işinde gücünde insanları özlüyorum..
Eskiden bahçe sinemaları vardı..Akşamları gazete külahında 75 kuruşluk ayçekirdeği alır giderdik..Hiç unutmam birgün arka sıralardan bir amca kapıdaki biletçiye bağırdı…’’hemşerimm kapıyı kapat cereyan yapıyorr ! ‘’ ‘’ Hemen abimm..’’ deyip kapatmıştı o da..Kimseden de çıt çıkmadı..Hatta Ediz Hun bile dönüp baktı gibi geldi bana ..Sadece bir iki kişi ‘’ evet..evet cereyan yapıyordu..Oh bak böyle iyi ! ‘’…dedi gibi hatırımda kalmış hepsi bu..
Saftı..belki trajikomikti..
Ama bence samimiyet buydu..
Açlıktan ölmek üzere olan Afrikalı minik kızın bir deri bir kemik eline cindy bebek tutuşturmak değil..
Şimdi arkadan konuşmak gibi olmasın ama..
Bence bütün suç Hiddink’te..

ATATÜRK’ÜN SPOR FELSEFESİ

OLAY GAZETESİ

“Türk sosyal bünyesinde spor hareketlerini düzenlemekle görevli olanlar, Türk çocuklarının spor hayatını yükseltmeyi düşünürken, sadece gösteriş için, herhangi bir yarışmada, kazanmak emeliyle, bir spor çizmezler. Esas olan, bütün, her yaştaki Türkler için beden eğitimi sağlamaktadır.”
Atatürk
her alanda olduğu gibi sporda da bilim yolundan ayrılmamayı tavsiye ederken, sporun önemi üzerinde de durmuş ve ona yeni bir benlik kazandırmıştır. “Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar, beden terbiyesinde de kabiliyeti arttırmış ve yükselmiş olan erdemli, kuvvetli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir” sözleriyle de bunu kanıtlamıştır.
“Açık ve kati söyleyeyim ki, sporda muvaffak olmak için her türlü muavenetten ziyade, bütün milletçe sporun mahiyeti ve kıymeti anlaşılmış olmak ve ona kalben muhabbet ve onu vatani vazife telakki eylemek lazımdır” diyen Atatürk’e göre spor, her şeyden önce bir “vatan vazifesi”dir.
18 Ağustos 1923 tarihli hükümet programında şu cümlelere rastlıyoruz; “Maarifin vazifelerinden birincisi; çocukların terbiye ve talimi, ikincisi; halkın terbiye ve talimi, üçüncüsü; milli güzidelerin yetiştirilmesi için lazım gelen vasıtaların izhar ve teminidir.”
Atatürk
, çocuklar ve gençler kadar, halkın da eğitilmesini ve spor yapmasını istemektedir. Bu konuyu da hükümet programına alacak kadar ciddi bulmaktadır.
Türkler’de sporun geçmişi hayli eski olmasına rağmen, spora modern biçimde eğilinmesi, gereken önem ve değerin verilmesi ancak Cumhuriyet’in ilanından sonra mümkün olmuştur. Bunda Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk’ün çok önemli rolü vardır. Bunun en çarpıcı örneğine birkaç aylık Cumhuriyet Türkiyesi’nde rastlanır.
Uzun süren savaşlardan yeni çıkmış, her tarafı yıkık ve Osmanlı döneminden çok ağır dış borç yüklenmiş olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti, o yokluklara rağmen bütçesinden spora çok önemli bir pay ayırmıştır.
Cumhuriyet’in ilanından iki buçuk ay sonra Bakanlar Kurulu’nun, Atatürk başkanlığında yapılan toplantısında İdman Cemiyetleri İttifakı’nın emrine 17.000 TL verilmiştir. Bu para ile sporcuların, Paris’te yapılacak Olimpiyat Oyunları’na en iyi biçimde hazırlanarak katılmaları sağlanmıştır. Bir altının 10 TL olduğu bir dönemde yapılan 17.000 TL’lık bu yardım, Türkiye Cumhuriyeti devleti için gerçekten büyük bir fedakarlıktır.
1932 yılında Atatürk’ün talimatıyla kurulmakta olan halkevlerinin yapması gereken çalışmalar arasına spor da eklenir. “Halkevleri Teşkilatının Umumi Esasları”ndan spor ve beden hareketleri, gençlik terbiyesinin ve milli terbiyenin vazgeçilemeyecek aslı ve mühim bir bölümüdür. Bu nedenle “Türk geçliğinde ve Türk halkında spor ve beden hareketlerine sevgi ve alaka uyandırmalı, bunlar bir kitle hareketi, milli bir faaliyet haline getirilmelidir” diyen büyük önder daha o yıllarda, sporu kitle hareketinin de ötesinde bir “milli hareket” olarak düşünmüştür. Böylece O’nun ne kadar ilerici olduğu sporda da gözler önüne serilmektedir.
Milli mücadeleye başlamak, Misak-ı Milli’yi ilan etmek ve Kuvayı Milliye’yi kurmak amacıyla, Samsun’da Anadolu topraklarına ayak bastığı 19 Mayıs 1919 gününü de TBMM’nin 20 Haziran 1938 tarihinde 3466 sayılı kararı ile “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kabul edilmesini sağlamıştır.
Atatürk‘ün direktifleriyle hazırlanan ve bugün de Türk Spor Örgütü’nün temelini oluşturan 3530 sayılı “Beden Terbiyesi Kanunu” 29 Haziran 1938 günü kabul edilmiştir. Ata’nın spor için söylediği son sözleri şöyledir:
“Her çeşit spor faaliyetlerini, Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan çok daha ciddi ve dikkatli davranması, Türk gençliğinin spor bakımından da milli heyecan içinde itina ile yetiştirilmesi önemli tutulmalıdır.”
“Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Yüksek Kurultay’ın kabul ettiği “Beden Terbiyesi Kanunu’nun takibine gecildiğini görmekle memnunum.”
Atatürk‘ün ölümü üzerine dönemin en ünlü günlük spor gazetesi L”Auto (Fransa)’da yayınlanan makale aynen şöyledir:
“…..Dünyada ilk defa beden eğitimini zorunlu kılan devlet adamıydı. Söylev ve kağıt üzerinde kalmayan icraatlarıyla, stadyumlar ve spor tesisleri yaptırdı. Döneminde Türkiye’de spor gittikçe artan önem ve değer kazandı.”
Bugün 73.ölüm yıldönümünde andığımız Atamız,Türk sporcusunda yalnız beden kuvveti ve yetenek değil, aynı zamanda iyi ahlak ve zekanın da bulunmasını istemiş ve bu düşüncesini de; ” Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben Sporcunun zeki çevik aynı zamanda ahlâklısını severim.” sözleriyle dile getirerek, bir sporcunun nasıl bir insan olması gerektiğini anlatmıştır.
Ruhu şad olsun..

KALBİMİZDESİN..

211 / 3.«12345»...»
Basketbol Eğitim Görüntüleri Basketbol Market Miola
Ege Yıldızları
Küçükler için Basketbol Kitabı Basketbol Eğitim DVD Basketbol Eğitim VCD

ÜYE PANELİ

SON YAZILAR

KATEGORİLER

ONLINE

    Şuanda; Toplam; kişi ziyaret etti.