1.KADEME ( E ) ANTRENÖR KURSLARI PROGRAMI ( 2008 )


Röportajlar

gezeteci

 www.basketbolhakemleri.com

29.08.2007

CEM ÇAĞAL : ESKİ HAKEMLERDEN ANDROİD OLANLARI VARDI..

basketbolhakemleri.com’un bu haftaki konuğu altyapılarda Türkiye’nin akla gelen ilk isimlerinden biri. “Ütopya”sı için kendisine sınırsız bir bütçe arıyor. Cem Çağal’la özellikle altyapı sorunlarını konuştuk. O arada 18 yaşında kendine neden çok kızdığını da öğrendik…
Altyapı denince Türkiye’de akla gelen birkaç isimden birisiniz. Çok oyuncu yetiştirdiniz. Çok küçük yaşlarda oyuncu seçimi yapıyorsunuz. O yaşlarda çok teknik ve yetenek ön plana çıkıyor mu? Yoksa öncelik olarak önem verdiğiniz başka özellikler var mı?
Oyuncu seçiminde doğal olarak en büyük kriterimiz fiziksel özellikler. Yıldız adayı kendini zaten hemen belli eder. Ben en az fiziki nitelikler kadar mental değerlere de önem veriyorum. Oyuncunun hırsı, zekası, kararlılığı, öz güveni de en az yetenek kadar önemli…

Bu sene sürpriz bir kararla deplasmanlı lig faaliyetlerinize son verdiniz? Altyapıdan yetiştirdiğiniz oyuncularınız ile ligin renkli takımlarından biri iken sizi bu karara almaya iten sebep neydi?
Türk Basketbol tarihinde bir çok kulüp A takımlarını liglerden çekmiştir. Mutlaka tüm bu kararların kendince haklı ve değişik sebepleri vardır. Ancak bizim aldığımız kararın içeriğinde belki tüm bu sebeplerden farklı bir düşünce var. Biz herşeyden önce emeğimizin ve harcamalarımızın maddi manevi geri dönüşümünü istiyoruz. Ve birşeyleri herkesten farklı ve doğru yapmak niyetindeyiz.
Bugün hedef, planlama ve kaynak yaratma adına hiç bir programı olmadan yani yarınını düşünmeden ciddi harcamalar yapan bir çok kulüp var. Bu kulüplerle aynı yolda seyretmek bizi de ister istemez zedeliyor ve hedeflerimizden saptırıyordu.
Önümüzdeki sezonu yeni yapılanmanın temellerini atmakla ve proje üretip, altyapı kadromuzun ciddi eğitimiyle geçireceğiz. Daha sonraki senelerde de oyuncu yetiştirme konusunda en iyi olmak amacındayız.

Sahaya çıktığınız zaman maçınızı yönetecek hakemde nelere dikkat edersiniz?
Bazı istisna isimler hariç eski hakemler android gibiydi… Samimi olmayan herşeyde çatışma vardır. Ben hakemlikte içtenliğe, iletişime ve dayanışmaya çok önem veriyorum. İnsan kontrol ettiği veya edemediği egolarıyla dost ya da düşman kazanır. Daha önceki maçlarda hatalı kararlar vermiş de olsa… Kaybetmiş de olsak yüzünü gördüğümde rahatladığım hakemler var. Çünkü karşılıklı güven kadar insanı tüm negatifliklerden uzak tutan daha değerli birşey yok.
Yakından takip ettiğim için iyi biliyorum ki MHK Eğitim Kurulu özellikle A.Kadir Özçelik ve Recep Ankaralı başta olmak üzere müthiş bir eğitim seferberliği içinde çalışıyorlar. Ve zaman içerisinde de bunun meyvelerini topluyorlar.
Bir hakemde öncelikli kriterim iletişim becerisidir.

Sizce altyapılardan yeteri kadar oyuncu 1. ligde oynayacak şansı bulabiliyor mu?Yabancı sayısı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Altyapıdan gelen yetenekli oyuncular var mutlaka. Ama maalesef ülkemizin nüfusuna göre sayıları çok az. Altyapıda çalışan tecrübeli ve bilgili antrenör sayısı yükseltilmediği ve A takımlarına dünya yatırım yaptıkları halde, altyapı takımlarının başına doğru insanları getirmekten imtina eden çok akıllı yöneticilerimiz olduğu sürece de bu böyle devam eder.
Genç oyuncuların 1. ligde süre bulmaları A Takım coachlarının cesaretiyle doğru orantılı bir konu. Bugün bırakın altyapı takımlarının maçlarını ve antrenmanlarını izlemeyi, kaç 1. lig coachu Genç takım oyuncularının isimlerini biliyor merak ediyorum.
Türkiye liglerine çok az sayıda kaliteli yabancı oyuncu geliyor. Bunların dışında kalan yabancıların basketbola zarar verdiğine inanıyorum. Her siyah, basketbol oynar diye bir kural yok. Ama biz Linelly Ricyhi’nin bile sıçrayıp smaç yapacağını düşünen bir ülkenin çocuklarıyız.

Şansa inanır mısınız? Maça çıkarken oyuncularınıza özellikle hakemler konusunda ne gibi uyarılarda bulunursunuz?

Şansa çok inanıyorum. Çünkü o bana hiç inanmıyor. Bu yüzden onun yaşadığını biliyorum. Bir kaç kez görüşme teklif ettim. Dayılarımı sordu. Bizans’tan ahpapların var mı dedi.
Oyuncularım hakemlerle sınırları aşan bir diyaloğa girdiklerinde nasıl cezalandıracağımı çok iyi bilirler. Yine de her maç öncesi onları bu konuda sorumluluğum gereği uyarırım.

Elinizde limitsiz bir bütçe olsa ilk beş oyuncularınızı kimlerden oluşturmak isterdiniz?
Elimde tamamen benim kontrolümde olan böyle bir bütçe olsa bir basketbol köyü kurardım. Okullarıyla, aileleriyle, her türlü yaşam konforu ve yüksek standarttaki eğitim departmanlarıyla herkesin basketbolu yaşadığı bir eğitim köyü. Ülkenin en iyi altyapı coachları burada görev alırdı. Ve dünyaya her yönüyle çok nitelikli basketbolcular satardık. Benim hayalim bu. Bir gün kendi donanımım ve tecübemle bu işi çok seven bir finasörü bir araya getirebilirsem bu ütopyamı gerçekleştirmek isterim. Bu sizce 5 arkadaşa dağıtılacak paradan daha değerli değil mi?

Altyapılarda devamlı derece yapan Bursa basketbolu son yıllarda bir duraklama devrine mi girdi? Oyuncu mu gelmiyor? Yoksa iyi oyuncular İstanbul veya diğer şehirlerdeki kulüpleri mi tercih ediyor?
Ben bir duraklama devri yaşandığına inanmıyorum. En son yapılan Küçük Erkekler Türkiye Şampiyonasında Alpella-Yeşimspor finali oynandı. Ondan önce Liselerde Tofaş’ın okulu TED Koleji Türkiye Finali oynadı. Bursa her zaman özellikle altyapıda Türkiye’nin en önemli kaynağı olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Tabii ki bu kadar uzun antrenörlük hayatı (umarız daha da uzun sürer) bir sürü anınız da vardır? Anılarınızdan unutamadığınız birini bizimle paylaşır mısınız?
18 yaşındayken Kız Lisesi basketbol takımını çalıştırıyordum. Bir insanın başka nasıl bir anısı olabilir ki… Bunun üzerine ne anlatsan adamın anısını ağlatırlar. Hatta bir gün kızlara yalan bir kapris yapıp madem böyle savunma yapmaya devam ediyorsunuz o halde ben bırakıyorum dedim. 12 kızın bana sarılıp söz verdiklerini hatırlıyorum. Bunu niye daha önce yapmadım diye kendime çok kızmıştım.

gezeteci OVER TIME AYLIK BASKETBOL DERGİSİ

ŞUBAT 2008 / 02  ( SEMRA DEMİRER )

BAŞARININ DOĞRU ADRESİ CEM ÇAĞAL

İyi bir aile babası.İyi bir Öğretmen..İyi bir deniz kaptanı..İyi bir klarnetçi..Hepsini en iyi şekilde yapmaya çalışan ve oyuncularına basketbolun yanısıra , gelecekle ilgili olarak da bilgilerini veren Cem Çağal tabiri yerindeyse bulunmaz bir hint kumaşı
Onun sihirli elinin altında olan çocuklarımız,geleceklerine emin adımlarla ilerlerken,hem spor hem de sosyal yaşantıda diğer arkadaşlarından bir adım öne geçiyor,geleceklerini teminat altına alıyor.
Çağal gibi değerli bir hocamızla her konudan konuştuk.Bunu da sizinle paylaşmak istedik.

Cem ÇAĞAL ismi her zaman olmadık yerlerde olmadık işleri başarmakla gündeme geldi.Tabir yerindeyse şapkadan tavşan çıkarmakta üstünüze yok.Bunun sırrı nedir?

CÇ – Yaz tatillerini babaannemlerde geçirirdim.Bahçeli evin taş zeminli büyük mutfağı her zaman çilek reçeli kokardı.Bu cümleden sonra hepiniz nasıl Ömer Seyfettin i hatırladıysanız, benim de her zaman kendime; kendimi ve gerçekleri hatırlattığım cümleler oldu hayatımda.Çünkü yaşamın gerçeklerinin dışına taşmamak ve her zaman bedel ödemeye hazır olmak gerek.
Bugün iş dünyasında bir çok firma, İnsan Kaynakları Departmanlarının bitmek tükenmek bilmeyen iyileştirme programlarıyla Takım Olmak konusunu işliyor..Sonra gidip içeride birbirlerini yiyorlar.Takım Olmak,Takım Ruhu,Sinerji …bunlar 2-3 ders görüp para karşılığı bir firmaya akıl satmakla olmaz.İşin içinde işgüzarlık varsa bana kimse duygulardan bahsetmesin.Dünyada hiç bir firma üretim hedefini tutturamadı diye toplanıp departmanca göz yaşı dökmez.Sadece işten atılma korkusunu yaşarlar.Bu insanlar Takım Olmayı binlerce dolar döküp öğrenmeye çalışmak yerine gerçek bir takımın olabildiğince içinde yaşayarak algılasınlar.İşte benim yaptığım bu..oyuncularıma öncelikle hayatı öğretiyorum.Gerçeklerle yüzleşmek ve bunları çok çalışarak fırsatlara dönüştürmek..Favori olmayan buna rağmen çok motiveyse her zaman favori olandan daha şanslıdır.Ama içine oyun zekasını da katmak şartıyla.
Doğru çalışıyor,fedakar,cesur ve zekiyseniz herşey kendiliğinden gelir.Yoksa bütün sihirbazların tavşan çiftlikleri olurdu..

Yeşimspor Kulübü kısa zamanda kendine Türk Basketbolunda hatrı sayılır bir yer buldu.Bu sene A takım faaliyetine son vererek tamamen Altyapıya döndünüz.Bundan sonraki kulüp politikanız nedir?

CÇ – YEŞİM Tekstilde bir Dünya Firması.Yarattığı istihdamla binlerce insanı bünyesinde barındırıyor.Genel Müdürümüz Sn. Şenol ŞANKAYA Liderlik ve çalışkanlık konusunda benim de idol gördüğüm bir isim.Bu önemli firmanın bir Spor Kulübü olarak felsefemizde aynı kulvarda olmalı.Bu da insana yatırım..Altyapıdan yetişen bir oyuncu için A Takım tabiki bir hedef herşeyden önce bir vitrin.Tamamen Altyapıdan yetişen oyuncuların oluşturacağı ve gidenlerin yerini her zaman aşağıdan gelenlerle besleyeceğimiz bir A Takım hedefliyoruz.Bunu gerçekleştirebilmek için 5 senelik bir program oluşturduk.

TBF nin Eğitim Kurulu Üyeliğini yapıyorsunuz.Türk Basketbolunun gelişmesi adına Antrenörlerin Eğitimi çok önemli bir konu..Bize faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

CÇ - TBF Eğitim Kurulu, Prof.Dr.Yaşar SEVİM Başkanlığındaki dönemindeki 2,5 yıl içinde 55 Eğitim Faaliyetiyle birlikte ,Eğitimle ilgili hemen her konuda çok ciddi iyileştirmeler ve yenilikler gerçekleştirildi.2 kez Kuşadasında yapılan ve Rekor sayıda katılımcının izlediği Uluslararası Antrenör Semineri bu faaliyetlerin en özel olanları.Bu dönemde ilk kez Kondüsyonerlik Kursu düzenlendi.Antrenör Staj & Eğitim Programı başlatıldı.Ve tüm Eğitim Müfredatı ve Uygulamalarında çok sistemli ve akademik bir düzen sağlandı.Bu yüzden bu dönem içinde Eğitim gören Antrenör ve Antrenör Adaylarını çok şanslı görüyorum.Umarım onlarda kendilerine sunulan bu fırsatları iyi değerlendirirler.

Yeşim Modeli, Mako Modeli …bunlar her zaman basketbolun içinde olan veya olmak isteyen müesseseler için adeta bir deyim oldu.Sizce insanların bir model arayışı içinde olmaları sistemlerini oturtmakta zorlanmalarından mı kaynaklanıyor?

CÇ – İşin başındaki heyecan bazı hatalar yaptırır insana..Sonra bazı yanlışlardan dönmekte zorlanırsınız.Sırf protokolün en önündeki diğerlerinden daha geniş ve yumuşak olan koltuklarda oturayım diye takım kuranlar var.Ve bu insanların komplekslerini kullanıp kendine rant sağlayan bir grup uyanık.Bu tip insanlar basketbola çok büyük zarar veriyorlar.Hem görüntü çirkinliği oluşturuyorlar..hem de yaşadıkları 2-3 sene içinde averajları aptalca yükseltip diğer kulüplere zarar veriyorlar.Bizler Altyapı için canımızı dişimize takıp senelerce uğraş verirken enayimiz ki kısa yoldan iş yapmaya çalşan söz de akıllılar duvara tosladıkları zaman nerede yanlış yaptıklarını düşünmesinler?
Siz hayal ettiğiniz model içindeki insanların ruhuna ve birikimlerine sahip değilseniz aldığınız model ne işinize yarar ki..Size Türkiye de gerçek yetiştirici 3-4 isim söylerim..herkes önünü ilikler..Ama bakıyorsunuz ki bu insanlar olmaları gereken yerlerde değil.Oysa gerçek antrenör gerçek yetiştiricidir.Hayatında bir tane oyuncu yetiştirmemiş insanlar nasıl 1.Ligde antrenörlük yapar? Anlamam mümkün değil.Türkiye de eksikliği olan en önemli şey, işi gerçekten bilen..başını kumdan çıkarıp doğruyu yanlışı ayırt edebilen idareci fakirliği..

Antrenörlüğünüz ve Eğitim Kurulu Üyeliğiniz sebebiyle Türkiye de bir çok yeri geziyorsunuz..Bulunduğunuz yerler içinde sistem ya da uygulama olarak sizi etkileyen yerler veya insanlar oldu mu?

CÇ – Hemen hemen her yerde basketbol çok seviliyor.Özellikle Anadolu da her ilde en az bir insan basketbolda diğerlerine liderlik yapıyor.TBF nin 12 DABO faaliyeti bir çok ilde basketbola önemli bir ivme kazandırmış durumda.Basketbol Federasyonu ‘ nun belki, saygın isimlerden oluşmuş bir komite kurup bu illerin önde gelen müessese ve kurumlarına projeler üretip basketbolun içine çekecek bir planlama içine girmesi yerinde olur.
Planlama ve uygulamalarıyla beni çok etkileyen yerler tabiki var.Bu örneklerle özdeşleştiğimi hissettiğimde hem çok mutlu oluyorum hem de umutlanıyorum.Bunların başında İstanbul UPS Spor Kulübü geliyor.Asli işlerinde bir dünya devi olan UPS, Sosyal Sorumluluk bilinciyle kurduğu Okul-Kulüp düzeni içinde yüzlerce çocuğa kucak açarak onları kazanmayı başarmış.Burada olup bitenler birçok Üniversite için bir tez olmalı bence.TBF Eğitim Kurulu Üyemiz Sn.Semra DEMİRER hocamızın koordinatörlüğünde çok çalışkan ve bağları çok kuvvetli bir eğitmen grubuna sahipler.Tabi örnek alınması gereken vizyonu ve mentalitesiyle bu başarılı ve işine motive ekibin yolunu açan önemli bir isim var başlarında..O da UPS in Genel Müdürü Sn.Haluk ÜNDEĞER.Onlar gerçekten çok kıskanılacak işler yapıyorlar.

Eğitim ve Altyapı ağırlıklı kurduğunuz bir web siteniz var.Buradaki hedefinizden bahseder misiniz..

CÇ – www.cemcagal.com un şu anda 1076 üyesi var.Özellikle Antrenör,Beden Eğitim Öğretmeni,Basketbol Hakemlerimiz ve Altyapı oyuncularına hizmet için kurulmuş bir site.Burada sürekli üye arkadaşlarımın gereksinim duyduğu soruları ve ihtiyaçları cevaplamaya çalışıyorum.Ya da bilgiyle aralarında köprü oluşturuyorum.

Basketbol Antrenörlüğünüz yanında çok renkli ve yönlü kişiliğinizle tanınıyorsunuz..Bize özel zevklerinizden ve basketbolun dışındaki diğer hayallerinizden söz eder misiniz?

CÇ – Tabiki zamanımızın çok büyük bir kısmında Basketbol var..Fırsat bulursam yağlı boya resim yapıyorum.Piyano çalıyorum.Hüsnü Şenlendirici den sonra klarnete özenip bir tane aldım.Ailece bir daha çalmaya çalışmamama karar verdik.Yat Kaptanlığı ehliyetim var.2 yaz sonra bir tekne almayı planlıyorum.6-7 sene sonra şu andaki yıldız takımımızı 1.Lige çıkarıp Pazar günleri teknemle balığa çıkmak en büyük hayalim.

Oğlunuz da Basketbolcu..Onunla ilgili düşünceleriniz ve hedefleriniz nedir?

CÇ – Oğlum Ege 13 yaşında ve şu anda Küçük takımımız da oynuyor.Aynı zamanda Yıldız B Milli Aday kadrosu içinde de çalışıyor.Çok akıllı ve yaşıtlarından olgun bir çocuk.Basketbolu çok seviyor.İleride iyi bir oyuncu olacağını düşünüyorum.
gezeteci
www.3saniye.net
19.04.2008

Basketbola nasıl başladınız?

CÇ - Bilirsiniz eskiden her mahalle arasında kaleleri belirleyen taş öbekleri olurdu. Futbol, hemen her çocuğun en büyük eğlencesiydi.Beyaz Gölge isimli bir Lise Basketbol Takımını konu eden Televizyon dizisi başlayıpta hepimizi kendine bağlayınca, aramızda para biriktirip elektrik direklerine çemberler yaptırdık demircilere.. Bizim Jenerasyon şimdiki gibi çok küçük yaşlarda Altyapı Eğitimi alamıyordu maalesef o günün şartlarında. Geçte başlamış olsam Makospor un Genç ve A Takımlarında oynadım.O dönemde Tofaş A Takımını Çek Antrenör Pan Vlademir Heger çalıştırıyordu.Diğer Kulüplerde oynayan ve yetenekli bulduğu bir iki genç oyuncuyla birlikte bizimle özel ilgilendi ve sürekli çalıştırdı.Heger ,Tofaş tan ayrılınca ben de o yıllar 1.Lig de oynayan Ankara Ziraat Fakültesine gittim.Ancak yaz çalışmalarında ağır bir sakatlık geçirdim.Ve uzun bir süre oynayamadım.

Koçluk hayatınız ne zaman ve nasıl başladı?

CÇ – Makospor da oynarken Serdar Ersözlü ‘nün teklifiyle Tofaş’ın Küçük Takımını çalıştırmaya başladım.Yaşım henüz 18 di.

Hangi kulüplerde çalıştınız?

CÇ – Tofaş,Makospor,DSİ Nilüferspor,Karagücü,Paşabahçe,Fenerbahçe,Yeşimspor

Koçluk hayatınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

CÇ – Antrenör Ağabeylerimizin de bizler gibi birbirinden farklı yapıları ve felsefeleri var.Ben, tamamen şu insanı kendime idol seçtim diyemem.Ancak her insan gibi benim de kendi yapımla da bağdaştırdığın fikir ve davranışları seçtiğim ve benimsediğim insanlar tabiki oluyor.Birebir taklitciliğe karşıyım.Her zaman doğru şeyleri örnek almaya ancak kendi kendimin adamı olmaya özen gösterdim.

Sizin yetiştirdiğiniz ve Türkiye Liglerinde oynamış veya hala oynamakta olan oyuncularınız kimler?

CÇ - Efes Pilsen’den Ermal Kuço,Mustafa Abi Mersin Büyük Şehir Belediyesi’nden Reha Öz,Oyak Renault ‘tan Evren Büker,Ahmet Erdoğan,Oğuz Erdoğan Tofaş’tan Serhat Büker,Can Altıntığ,Erdemir’den Melih Sevda,Gelişim Kolejinden Kenan Tütüncü,Çanakkale Belediyesi’nden Hüsnü Güler,Kepez Bld.Spor dan Ufuk Kaçar,Eyüpspor’dan Ercan Karalar la birlikte geçmiş dönemlerde 1.Lig de oynamış Levent Özsimitçi,Nedim Hızlıateş.Erdem Sezer,Mehmet Bozkan,Barış Kaçar,Gökbörü Aygar,Erdal Koşan,Murat Özyiğit,Murat Dak,Alper Toker,Öğünç Tokgöz,Levent Erden gibi isimlerin yetişmesinde değişik oranlarda payım vardır.

Koçluk hayatınızda ki hedefleriniz nelerdir?

CÇ - Ben yoktan varetmeyi,yetiştirmeyi seven biriyim.Ülkedeki bu kadar hazırcı dururken birilerinin servis yapmaması olmaz.Ben sadece Aşçı ya biraz saygı istiyorum.
Türkiye ‘de adamcılık,menfaat ilişkileri almış başını gitmiş.Eğer oyunu kuralına göre oynamıyorsanız bilginiz birikiminiz doğrultusunda da olsa hedef belirlemeniz bu şartlarda sadece komik bir ütopyadan ibaret.
Prensiplerim ve değerlerimden taviz vermeden sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyım.Her kesin kendi işine baktığı ve birbirine saygı gösterdiği bir ortam bulursam 1.Lig de çalışırım.Bunu da Yetiştirdiğim oyuncularla yaşamak en büyük idealim.

Hobileriniz ve fobileriniz nelerdir?

CÇ – Denizi seviyorum.Yat Kaptanlığı ve Telsiz Operatörlüğü Belgelerim var.Resim yapıyorum.Bulduğum yerde piyano çalıyorum.Fotoğraf çekmekten ve bunları derlemekten hoşlanıyorum.Antrenörler ve Beden Eğitimi Öğretmenleri için hazırlamış olduğum Eğitim ve Altyapı ağırlıklı sitem le uğraşıyorum.
Başkasının kullandığı arabaya binemem.Protokol den nefret ederim..Sahte yüzler ve samimiyetsiz tipler beni boğar.İki yüzlülükten ve özellikle dedikoducu erkeklerden hiç hoşlanmam.

3 senedir TBF Eğitim Kurulu Üyesisiniz.Bir çok Seminer ve Kursta Eğitmenlik yaptınız.Size göre genç antrenörlerin seviyesi nedir?İlerisi için onlardan umutlu musunuz?

CÇ – Genç insanlar sadece basketbolda değil hemen her platformda giderek tembelleşiyor bana göre.Hazırcılığa alışıyorlar.Tabiki aralarında çok çalışkan..çok bilinçli ve geleceği olan insanlar var.Ama bu geniş potansiyele göre doğru insan sayısı çok az.İyi bir Altyapı Antrenörü olmak için öncelikle iyi bir araştırmacı olmak gerekir.Bu insanlara her türlü bilgi sadece bir tık kadar uzaklıkta artık.Bu avantajı iyi kullanmak ve çok çalışmak gerek.

Oğlunuzun basketbol içinde mi yoksa başka bir sektörde mi olmasını istersiniz?

CÇ – Ege, çok akıllı ve uyumlu bir çocuk.Paylaşmayı çok seviyor ki bu pozitif bir insanın en en önemli değeridir bana göre.İyi bir oyuncu olmak için çok istekli.Henüz çok küçükler,ergenlik döneminin tamamlanmasıyla birlikte hayatın gerçek yüzünü de yavaş yavaş görmeye başlayacaklar.Ne olmak istediğine de elindekilere bakarak o zaman daha sağlıklı bir şekilde kendi karar verecek.

gezeteci

www.3sayı.com

1.Genç yaşta antrenörlüğe başlamak size ne gibi avantajlar sağladı?

CÇ – Altyapı oyuncularının yaşına yakın bir noktada başlamak ve o yaştaki gençlerin psikolojilerine aşina olmak tabiki bir avantaj.Empati kuracağım diye ıkınmanıza gerek kalmıyor en azından ..Bu yakınlığı uzun yıllar beraberinizde götürürseniz getirilerini de mutlaka görüyorsunuz..Edindiğim en büyük tecrübe genç oyuncuları kazanmak adına onları sıkboğaz etmeden problem ne olursa olsun motive ederek çalışmak oldu.

2.Amerika yıllarınızdan kalan ne gibi tecrübeleri getirdiniz bize? Türkiye ne kazandı bu deneyiminizden?

CÇ – ABD de çok önemli kazanımlarım oldu.Bunların başında da asla prensiplerinden taviz vermeyen Organizasyon ve Sistemlerin nasıl başarılı olduğunu yakından görmek geliyor.Ancak bunları mevcut şartlarda ülkemize taşımak çok zor.Neredeyse tüm kafaların içini değiştirip herşeyi baştan inşa etmek gerek.O modelleri alıp burada uygulamaya soyunmak eğer organizasyon ve kişilerden,uygulama ve yönetmeliklerden bağımsız bir çalışma içinde değilseniz abesle iştigal olur.Çalıştığım kulüplerde bu deneyimlerimi elbette kullandım.Ama bu uygulamaları genele yaymak için çok şeye ihtiyacımız var.

3. Türkiye’de altyapıya verilen bu kadar kısıtlı desteğe rağmen gelecek hakkında umutlu musunuz?

CÇ – Hepimizin gelecekle ilgili umutları vardır.Ama bunların dereceleri günlük ruh halimize göre şekillenir..Günlük ruh halimizi de gündemdeki gelişmeler belirler. Altyapısını doğru insanlara emanet eden ve buna uzun vadeli maddi manevi destek veren kaç tane Kulüp Yöneticisi varsa ben gelecekten o kadar umutlu olurum.Her çalışan kendi platformunda eğitim görüyor.Kendisini yeniliyor.Bizim hakkımızda karar veren insanlar olacakken bana bir tane Kulüp Başkanları ya da Yöneticileri Eğitimi gösterebilir misiniz?

4.Sadece basketbol oynamış kişilerin antrenör olması gerektiğine niçin inanıyorsunuz? Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

CÇ – Antrenör olacağım diyen herkes uzun yıllar Altyapı nın neferliğini yapmalı.Onlarca Oyuncu yetiştirmeyen ve bu tecrübeyi edinemeyen bir insanın A Takım Antrenörlüğü yapması kadar tuhaf ve adaletsiz birşey daha olabilir mi?..Dolayısıyla çocuklara basketbolu öğreteceksiniz.Bilmediğiniz bir şutu ya da pası gösterebilir misiniz? Daha önce hiç yapmadığınız savunmayı göstermek için adam mı tutacaksınız?Çocuklar biraz işi öğrenmeye başladığında bile alay konusu olursunuz.Bu yüzden benim Antrenör seçimimde değişmez ve tartışılmaz tek kriterim var..Basketbol Antrenörü olacak biri mutlaka basketbol tekniklerini iyi uygulayıp gösterebilmeli.Bu değişmezin arkasından oyunculuğunda ,oyun kuruculuk yapmış insanların Antrenörlükte daha da başarılı olduklarına inanıyorum..

5.Antrenör kursları, çok kısa süreler içerisinde yapılıyor (2 hafta gibi) sizce bu süre, nitelikli bir antrenör yetiştirmek, en azından o bilinci yerleştirmek için yeterli mi?

CÇ – 1.Kademe Kursları sadece bir başlangıç.Antrenörlüğe ilk adım diyebiliriz.Bu Kurslarda herkesi Antrenör yapacağız diye bir iddaa zaten yok.Olabileceklere bir basamak sunuyoruz sadece.Bu kursu takip eden ileri kademe kurslar,seminerler,paneller ve staj eğitim programları ile Antrenörler daha da nitelikli hale geliyor.Önemli olan insanın kendini geliştirmesi için göstereceği çaba.

6.Bu kurslarda ne kadar seçici davranıyorsunuz, temel esaslar nelerdir?

CÇ – Dediğim gibi..Antrenörlük yapacak kişinin öncelikle basketbol tekniklerini iyi uygulayacak kadar basketbolu bilmesi gerekir.Buna iyi bir iletişim becerisini,öğreti yeteneğini ve araştırma çabasını kattığınız zaman ortaya başarılı bir antrenör portresi çıkabilir.1.Kademe Kurslarda Antrenör Adaylarıyla girft bir çalışma içindeyseniz bu seviyede olan veya olabilecek insanları farkedebiliyorsunuz..

7.Üniversitelerimizdeki beden eğitimi bölümlerini basketbol açısından yeterli buluyor musunuz?

CÇ – Bazı BESYO ların başında çok değerli Basketbol Adamları var.Ama bir çoğunun aynı şansa sahip olduğunu düşünmüyorum.Üniversitelerin Beden Eğitimi Yüksek Okullarının tümünde Antrenörlük bölümü olmalı.Ve burada okuyan öğrenciler illerindeki Spor Kulüplerinde mutlaka sürekli staja tabi tutulmalı.Ayrıca bu bölümlerin mutlaka konusunda uzman antrenörleri periodik olarak davet edip ders verdirmesi gerek.

9.İyi hakemlerin iyi iletişime sahip olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Türkiye’deki hakemleri bu açıdan nasıl yorumlarsınız?

CÇ – Basketbol Hakemliği son yıllarda her konuda çok büyük bir ilerleme kaydetti.Bunun en büyük nedeni de her yönüyle eğitime çok değer veren MHK nin hassasiyetidir.Abdülkadir ÖZÇELİK ve Recep ANKARALI bu konuda çok bilimsel ve titiz çalışmalar yapıyorlar.Ayrıca MHK üyesi Kemal AYDIN’ın da hakemlerimizin kendilerini geliştirmeleri ve tüm davranışları konusunda ne denli titizlik gösterdiğini çok yakından biliyorum.

10.“Tecrübe en iyi öğretmendir” derler. Buna inanıyor musunuz? Tecrübe insana okulun katamadığı ne gibi özellikler kazandırır?

CÇ – Tecrübe bir insanın en büyük silahıdır bana göre.Hayatımızın karar,uygulama,sonuç ve karşılık çemberi içinde yaşananlardan çıkardığımız dersler..bize aynı döngülerle tekrar karşılaştığımızda deneyimli hamleler kazandırır.Bu kazanımlar birine tavsiyelerle aktarılamaz çoğu zaman.Tecrübeyi yaşayarak edinmek en natüralidir.

11.Ülkemizde futbola olan bariz ilgi nasıl basketbola kayabilir?

CÇ - Bunu yapabilmeniz için; yetişmiş yada yetişmekte olan yeni nesilin ilgi alanını, vizyonunu ve hatta zekasını da geliştirmeniz gerekir. Futbol bir spor dalından çok; kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek haline gelmiş, bunun yanı sıra endüstrileşmiş bir olgu. Basketbol; şu anda daha özel bir ilgi alanı.Başarı, her zaman kitlesel ilgiyi arttırmıştır.2010 Dünya Basketbol Şampiyonasın’nın Türkiye de yapılacak olması basketbol un çok ciddi bir trend kazanması için tarihi bir fırsat.

12.TBL Avrupa ligleri içinde en iyilerinden, fakat Türkiye’deki bu ilgiyi, bu başarıya eşdeğer buluyor musunuz?

CÇ – Ben seyirci sıkıntısı olmadığını düşünüyorum.Artık hemen her salonda yeterli kalabalığı görüyoruz.Abdi İpekçi de oynanan Efes Pilsen – Mersin Büyük Şehir Belediyesi maçı gibi istisnalar mutlaka olacaktır.Ama genelde basketbol çok seviliyor ve ilgi görüyor.

13.TBL’deki en iyi antrenörler sizce kimlerdir? Ayrıca en beğendiğiniz yerli ve yabancı oyuncuları söyler misiniz?

CÇ – Her Lig de çok tecrübeli ve değerli Antrenörlerimiz var.TBL de bir çok Antrenör bana göre çok istikrarsız bir grafik çizdi.Devamlılığa baktığınızda şu anda en başarılı Coach Ergin ATAMAN dır diyebilirim.Ayrıca çok genç bir takımla mücadele ederek 2 sezondur çok iyi işler çıkaran Alladdin YAKAN ı da tebrik etmek lazım.Darüşşafaka takımı da yılların tecrübesi Halil ÜNER in gelmesiyle bir anda ivme kazandı.Bu da en çok onun başarısıdır.Orhun ENE ve Yücel PLATİN ellerinde kadrolarla takdir edilir işler çıkardılar.
Çok kısa bir sürede kendini çok iyi yetiştiren Ömer AŞIK ve ilerlemiş yaşına rağmen Oyak Renult takımının başarılı sonuçlar almasında en büyük pay sahibi olan Andre Woolridge i favori yerli ve yabancı oyuncular olarak gösterebilirim.

14.TBL 16 takımla oynanıyor ve üstün bir mücadeleye sahne oluyor. Takım sayısının arttırması gereklimi sizce?

CÇ – Bu sayı bana göre ideal.Ancak TB2L nin TBL ye daha çok oyuncu kazandiracak yapıya dönüştürülmesi gerek.

15.Yabancı sayısının 3+2 gelmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Genç yeteneklerimizin önü tıkanmıyor mu? Sizin bu konu hakkında değişik önerileriniz var mı?

CÇ – Yatırım yaparak Avrupa da markalaşmaya çalışan Kulüp takımlarımız için bu vazgeçilmez bir yapı maalesef.Tersi halinde o kulüpleri de caydırır ve kaybedersiniz.Kadro kurgularını Avrupa Kupalarında böyle TBL de böyle diye bariz farklarla ayırırsanız da çok sağlıklı sonuçlar alınması mümkün olmaz. Burada yegane sorun genç yeteneklerin oyun sürelerini uzatmak dolayısıyla tecrübelerini pekiştirmek ise bana göre onların kendilerini göstermek için yeterince yer ve kulüp var.

16.TB2L’yi bu yıl nasıl değerlendiriyorsunuz? Çıkan takımlar sizce kimler olacak? Yeşimspor’u TBL de görecek miyiz?

CÇ – TB2L bu sezon bir az daha güçlü.TBL ye çıkmayı hedefleyen takım sayısı daha da arttı.Ben eğer önceki eşleşmelerde birbirlerini bulmazlarsa TOFAŞ,Aliağa Belediyesi,Erdemir ve Pertevniyal takımlarının son 4 e kalacağını ve TBL için TOFAŞ ve Aliağa Belediye sinin en şanslı adaylar olduğunu düşünüyorum.

18.Tecrübeli bir antrenör olarak, genç çalıştırıcılara ne gibi nasihatlerde bulunmak istersiniz?

CÇ – İşin kolayına kaçmadan , çok araştırmalarını ,çok sabırlı davranıp gerekli özveriyi göstermelerini tavsiye ederim.Anrenörlük hiç kolay bir iş değil.Bunun bedelini ödemek te.Aşağıdan bu tarife uyan çok az insan geliyor maalesef.Kurslardaki genel yapıya baktığımda itiraf edeyim ki çok fazla umutlu değilim.O yüzden bu işi gerçekten yapmak isteyen insanların kendilerini her yünüyle çok geliştirmeleri gerek.

19.Özel yaşamınızda da çok renkli bir kişiliğiniz var. Hobileriniz nelerdir?

CÇ – Deniz i çok seviyorum.Yat Kaptanlığı kursuna gidip ehliyetini aldım.Ayrıca telsiz Operatörlüğünü de kazandım.Yani bu kadar gecikmeseydim belki Titanik kurtulurdu.
Resim yapıyorum.Fotoğraf çekmeyi seviyorum.Bir yerlerde denk gelirse piyano çalıyorum.

20.Basketbolla ilgilenmeseydiniz, hangi spora daha yakın olurdunuz?

CÇ – Tenis ..

21. 3SAYI e-Basketbol Dergisi hakkında ne düşünüyorsunuz. Tamamen amatör ruhla profesyonelce hazırlanmaya çalışan e-dergimiz basketbolseverlerin hizmetine ücretsiz sunuluyor.

CÇ – Basketbola emek veren herkesi olduğu gibi sizi de çabanızdan ötürü kutluyorum.. 3 Sayı e-basketbol dergisi ne başarılı bir ömür diliyorum..

Son olarak sizlerin söylemek istediği birşeyler var mı?

CÇ - Spor la uğraşan her insan çağdaşlaşmanın bir neferidir.Bu insanların donanımlarını Ülkemizin geleceği için farklı misyonlarla da kullanmaları bir vatandaşlık görevi olmalıdır.
Hepimiz kendi bölgelerimizde, kendi şehir ve kasabalarımızda Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün bizlere emanet ettiği ilke ve fikirler yolunda mücadele etmeliyiz.Yobaza,Bölücüye aman vermeden Ulusal değerlerimize sıkı sıkıya bağlı kalmalıyız.

Teşekkürler…

Röportaj sorularını hazırlayanlar
Mehmet Bora
Burak Acar
Bekir Sıddık Koç

 

ropp

ropp

www.basketligi.com

04.10.2008

1. Kısaca Basketbol özgeçmişinizden bahseder misiniz?

–17 yaşında Makospor da oynarken o zaman 1.Lig de bulunan Ankara Ziraat Fakültesine transfer olmuştum. Ancak orada çok ciddi bir diz sakatlığı yaşadım. Antrenörlüğe ise 18 yaşında TOFAŞ da başladım. Sonra sırasıyla DSİ Nilüferspor ( Genç, Yıldız ) İzmir Karagücü ve Paşabahçe ( Genç )kulüplerinde çalıştıktan sonra ABD Montgomery College de Basketbol Eğitimi aldım. Aynı dönemde bu ülkede çeşitli Basketbol Kamplarında Antrenörlük yaptım. Uzun Yıllar Makospor ( A, Genç ) Kulübünde çalışırken bir süre B Milli Takım yardımcı Antrenörlüğü yaptım. 2 sezon Fenerbahçe ( Genç, Yıldız ) de Altyapı Direktörlüğü görevinde bulundum. 4 sezon daha Makospor ( A- 2.Lig) da görev yaptıktan sonra 2003 Yeşimspor Kulübünü kurduk. Halen Yeşimspor Kulübünün Genel Direktörlüğünü ve Basketbol Baş Antrenörlüğünü sürdürüyor, aynı zamanda TBF’nin Eğitim Kurulu Üyesi olarak da görev yapıyorum.

2. Oyuncu yetiştirmek haricinde birçok antrenöre emeğiniz var, bu nasıl bir duygu?

– Eğer işinize aşıksanız sabır ve emek size zûl gelmez. Çünkü Aşk emek ister… Her başak gibi benim de mükemmeliyetçi bir yapım var. Bu yapıya sahipken insanoğluyla uğraşmak çok kolay değil. Çünkü yengeç, balık ve oğlaklarla çalışıyorsunuz. Yetiştirdiğim bir çok Oyuncu ve Antrenör ,onlara gerektiğinde sertlik de göstermiş olsam .. bazen yokluklarda çekmiş olsak benimle çalıştıkları dönemleri her zaman özlemle anarlar.
O güzel hatıraları onlarla zaman zaman yad etmek çok hoşuma gidiyor.
Kendisine verilen emeğe saygı gösteren ve minnet duyan insanlar çoğunluktaysa bir sonrakiler için her zaman gücünüz tazelenir. Benim ender de olsa bu şevkimi kıran insanlar oldu.Tabiki herkes kalıbının adamı olamayabiliyor.Ama bana yılların öğrettiği tecrübe şudur ki.. kestirmeden gideyim diye bataklığı kullananların ayakkabılarındaki çamur kolay çıkmaz. Ayakkabılarında çamur gördüğümü de affetmem.

3. Az bütçelerle çok iyi işler yapıyorsunuz , mazeret hayatınızda yok bunu nasıl başarıyorsunuz?

– Fakir edebiyatından hiç hoşlanmam. Bünyenizde farklı bir ego oluşturmanız için parasız olmanıza gerek yok. Anahtar sözcük şartlar ne olursa olsun çok çalışmaktır.
Eski dönemlerde çok olumsuz şartlarda tek başıma nelerin üstesinden geldiğimi hiçbir zaman unutmadığım için bugünün genç antrenörlerinin mızmızlanması ve herşeyi ayaklarına beklemeleri kadar bana batan bir şey yok. Altyapı için konuşuyorsak eğer, benim için mutaber antrenör öncelikle iyi bir araştırmacı olanıdır. Yetiştirdiği grubun hem fiziksel hem de teknik değerlerini sürekli iyileştirmek için zamana hiç güvenmeden ve sürekli olarak hem nitelikli adaylar keşfedip o grubun içine dahil etmek hem de onlarla gerektiği gibi doğru çalışmaktır önemli olan.

Personelimiz içinde mevcut olmasına rağmen part time Antrenörlük hiç benimsediğim bir metod değil. Ancak şartlarınız bazen sizi buna zorluyor. Ancak bu kurguyu peyderpey sona erdirmeyi düşünüyorum.Çünkü bir Antrenörün sürekli işinin başında olup kulübü ve takımı için her gününü dolu dolu yaşaması gerektiği tartışılmaz bir gerçektir.

4. Makospor’dan sonra 2003 yılında Yeşimspor’u kurdunuz , Yeşimspor’un basketbolda Türkiye’de ve Bursa’daki rolü nedir sizce?

– Yeşimspor herşeyden önce bir model. Altyapımızı sürekli iyileştirmenin ve nitelikli oyuncular yetiştirmenin plan ve uygulamaları içindeyiz. Türkiye de hazırcı bir anlayış gelişiyor. Bu gelecek için çok tehlikeli. Sirkülâsyonun durmaması için Ülkenin bizim gibi kulüplere ihtiyacı var.

5.Sizce Basketbolda başarılı olmakiçin bir takımın ve antrenörün neler yapması lazım ?
– İyi bir takım için iyi oyuncular gerek..Bunun için de ilk şart iyi Antrenör.
Oyuncu yetiştirmek herkesin harcı olan birşey değil. Ben iyi bir Antrenörün sahip olması gereken donanımların doğuştan geldiğine inanıyorum. Tıpkı iyi bir kemancı.. iyi bir ressam gibi Antrenörlükte bir sanattır. O yüzden Antrenörlere tavsiyelerde bulunmak çok yerine ulaşacak birşey gibi gelmiyor bana.. Tabiki bu kriterlere uygun ya da yakın Antrenörler var.Seminer ve Kurslarda da onlarla daha yakından ilgilenip tecrübe ve bilgilerimi aktarmaya çalışıyorum.Bir laf vardır ya ‘’ Adam olacak Çocuk..’’ diye.. Antrenör olacak adam da bu sorunun cevabını kendi bulur zaten..

6.Uzun süre 2.lig’de başarılı bir şekilde antrenörlük yaptınız, tekrar yaşamayı düşünüyor musunuz?

– Şu anki Genç ve Yıldız Takımımızı bunun için hazırlıyoruz. Yetiştirdiğimiz oyuncuları vitrine çıkarmak ve eskisinden çok daha başarılı bir çizgi yakalamak en büyük hedefimiz.

7.Bursa’da ve Türkiye’deki altyapı antrenörlerinden beğendiğiniz isimler kimlerdir ve altyapı antrenörlerine önerileriniz nelerdir?

– İşim gereği birçok Antrenörü yakından tanıdım. Keşke imkanlarımız olsaydı da bir çoğuna sermaye verip dükkan açabilseydik. Böylelikle birçok doğru insan da işsiz kalmaz ya da küstürülmezdi. Kalan doğru insanlar içinde Antrenörlüğünü beğendiğim bizim jenerasyon ya da bizden daha genç insanlar tabiki var. Ama onları isim isim söyleyip sonra bazılarını atlamış olduğumu görürsem çok ayıp olur.
Antrenör giderek ihtiraslaşır.Genç yaşlarda bu daha dengesiz bir şekilde ortaya çıkar. Çok çalışacağım diye bir çocuğun kapasitesini aşırı derecede zorlamak ya da takım oyuncusu yapacağım diye zamanından önce evrimini tamamlamaya çalışmak her yönüyle sağlıksız oyuncuların gelmesine sebep olur.O nedenle özellikle genç Antrenör Arkadaşlarıma en büyük tavsiyem..Kendilerine basketbolun dışına zaman ayırıp ruhlarını rehabilite etmeleridir.

8.Son olarak Altyapılarda duayen bir isimsiniz, Türkiye’deki altyapıyı nasıl buluyorsunuz ve altyapı oyuncularına önerileriniz nelerdir?

– Açık söylemek gerekirse bütün bu faktörlerin gelişmesi öncelikle Kulüp ve Okul Yöneticilerine bağlı. Siz bütçenizde Altyapınıza hatrı sayılır bütçeler ayırmaz, kontrol etmez ve bu Organizasyonların içini ucuza gelsin diye vasıfsız insanlarla doldurursanız aynı yerde sayar hatta geriye gidersiniz. Şu anda Türkiye de Altyapı neye göre iyi ya da kötü bunu bir bakışta kestiremezsiniz.. Ancak benim düşüncem şudur ki.. Çok daha iyi yerlerde olabilirdik.
Şimdi ki Altyapı Oyuncuları eskilerinden çok daha şanslı..Herşeyi takip edip bilinçlenebiliyorlar.Ama bu yaşta farkında olamadıkları bir tehlike var.. Basketbol eve taşınmaz.Evde tartışılmaz. Bir oyuncu velisi beşeri protokol dışında çocuğunun Antrenörüyle hiçbir şekilde diğaloğa girmemelidir. Ve kendi iyiliği için başka bir Antrenörden hele hele başka bir kulübün antrenöründen görüş almaya kalkmamalıdır. Bunlar her zaman sağlıksız sonuçlar doğurur.Ve oyuncuya olumsuz getirileri olur. Bu yüzden akıllı oyuncular henüz çocuk yaşta bile olsalar bunları iyi dengelemeli ve hem kendi hem de velilerinin ilişkilerini doğru ayarlayabilmeilidirler.

Antrenörlük Kariyeri

cem

Antrenörlüğe 18 yaşında TOFAŞ ( Yıldız,Küçük ) da başlayan Cem ÇAĞAL ,DSİ Nilüferspor ( Genç,Yıldız ) İzmir Karagücü ve Paşabahçe ( Genç )kulüplerinde çalıştıktan sonra ABD Montgomery College de Basketbol Eğitimi aldı.Aynı dönemde bu ülkede çeşitli Basketbol Kamplarında Antrenörlük yaptı.

Uzun Yıllar Makospor ( A,Genç ) Kulübünde çalışırken bir süre B Milli Takım yardımcı Antrenörlüğü yaptı. 2 sezon Fenerbahçe ( Genç,Yıldız ) de Altyapı Direktörlüğü görevinde bulundu.

4 sezon daha Makospor ( A-2.Lig) da görev yaptıktan sonra 2003 yılında kurulmasında yardımcı olduğu Bursa Yeşimspor Kulübünde Basketbol çalışmalarına başladı.Halen Yeşimspor Kulübünün Genel Direktörlüğünü ve Basketbol Baş Antrenörlüğünü sürdüren Cem Çağal,Aynı zamanda TBF nin Eğitim Kurulu Üyesi olarak da görev yapmakta.

27 senedir Basketbola hizmet eden Cem Çağal,çalıştırdığı takımlarla birçok kez Lig ve Türkiye Şampiyonalarında dereceler elde etti.Yetiştirdiği onlarca oyuncusu 1. ligde oynamakta.Minikler Ligi ve Festivalinin kurucusu ve Organizatörü olarak Çağdaş Gazeteciler Derneğiince Sosyal Yaşama katkı plaketi ile ödüllendirildi.

56 kurs ve seminerde Eğitmenlik yaptı.Antrenör Staj Programı ve 12 Dev Adam Antrenör Eğitim Programı sorumluluğunu yürüten Cem ÇAĞAL’ın Küçükler İçin Basketbol kitabı ve Antrenör ve Beden Eğitimi Öğretmenleri için Basketbol Temel Teknikleri ve Çalışma Drilleri adlı Eğitim CD seti bulunmakta.

Fotoğraf Albümü ( 30.11.2008 )

114 / 98.«...«96979899100»...»
Ege Yıldızları Basketbol Eğitim Görüntüleri Yeşim Spor Yeşim Spor Yeşim Spor İl Sorumluları Basketbol Temel Teknik & Taktik Görüntüleri
Cem Çağal

ÜYE PANELİ

SON YAZILAR

KATEGORİLER