Röportajlar
29.08.2007
CEM ÇAĞAL : ESKİ HAKEMLERDEN ANDROİD OLANLARI VARDI..
basketbolhakemleri.com’un bu haftaki konuÄŸu altyapılarda Türkiye’nin akla gelen ilk isimlerinden biri. “Ütopya”sı için kendisine sınırsız bir bütçe arıyor. Cem ÇaÄŸal’la özellikle altyapı sorunlarını konuÅŸtuk. O arada 18 yaşında kendine neden çok kızdığını da öğrendik…
Altyapı denince Türkiye’de akla gelen birkaç isimden birisiniz. Çok oyuncu yetiÅŸtirdiniz. Çok küçük yaÅŸlarda oyuncu seçimi yapıyorsunuz. O yaÅŸlarda çok teknik ve yetenek ön plana çıkıyor mu? Yoksa öncelik olarak önem verdiÄŸiniz baÅŸka özellikler var mı?
Oyuncu seçiminde doÄŸal olarak en büyük kriterimiz fiziksel özellikler. Yıldız adayı kendini zaten hemen belli eder. Ben en az fiziki nitelikler kadar mental deÄŸerlere de önem veriyorum. Oyuncunun hırsı, zekası, kararlılığı, öz güveni de en az yetenek kadar önemli…
Bu sene sürpriz bir kararla deplasmanlı lig faaliyetlerinize son verdiniz? Altyapıdan yetiştirdiğiniz oyuncularınız ile ligin renkli takımlarından biri iken sizi bu karara almaya iten sebep neydi?
Türk Basketbol tarihinde bir çok kulüp A takımlarını liglerden çekmiştir. Mutlaka tüm bu kararların kendince haklı ve değişik sebepleri vardır. Ancak bizim aldığımız kararın içeriğinde belki tüm bu sebeplerden farklı bir düşünce var. Biz herşeyden önce emeğimizin ve harcamalarımızın maddi manevi geri dönüşümünü istiyoruz. Ve birşeyleri herkesten farklı ve doğru yapmak niyetindeyiz.
Bugün hedef, planlama ve kaynak yaratma adına hiç bir programı olmadan yani yarınını düşünmeden ciddi harcamalar yapan bir çok kulüp var. Bu kulüplerle aynı yolda seyretmek bizi de ister istemez zedeliyor ve hedeflerimizden saptırıyordu.
Önümüzdeki sezonu yeni yapılanmanın temellerini atmakla ve proje üretip, altyapı kadromuzun ciddi eğitimiyle geçireceğiz. Daha sonraki senelerde de oyuncu yetiştirme konusunda en iyi olmak amacındayız.
Sahaya çıktığınız zaman maçınızı yönetecek hakemde nelere dikkat edersiniz?
Bazı istisna isimler hariç eski hakemler android gibiydi… Samimi olmayan herÅŸeyde çatışma vardır. Ben hakemlikte içtenliÄŸe, iletiÅŸime ve dayanışmaya çok önem veriyorum. İnsan kontrol ettiÄŸi veya edemediÄŸi egolarıyla dost ya da düşman kazanır. Daha önceki maçlarda hatalı kararlar vermiÅŸ de olsa… KaybetmiÅŸ de olsak yüzünü gördüğümde rahatladığım hakemler var. Çünkü karşılıklı güven kadar insanı tüm negatifliklerden uzak tutan daha deÄŸerli birÅŸey yok.
Yakından takip ettiğim için iyi biliyorum ki MHK Eğitim Kurulu özellikle A.Kadir Özçelik ve Recep Ankaralı başta olmak üzere müthiş bir eğitim seferberliği içinde çalışıyorlar. Ve zaman içerisinde de bunun meyvelerini topluyorlar.
Bir hakemde öncelikli kriterim iletişim becerisidir.
Sizce altyapılardan yeteri kadar oyuncu 1. ligde oynayacak şansı bulabiliyor mu?Yabancı sayısı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Altyapıdan gelen yetenekli oyuncular var mutlaka. Ama maalesef ülkemizin nüfusuna göre sayıları çok az. Altyapıda çalışan tecrübeli ve bilgili antrenör sayısı yükseltilmediği ve A takımlarına dünya yatırım yaptıkları halde, altyapı takımlarının başına doğru insanları getirmekten imtina eden çok akıllı yöneticilerimiz olduğu sürece de bu böyle devam eder.
Genç oyuncuların 1. ligde süre bulmaları A Takım coachlarının cesaretiyle doğru orantılı bir konu. Bugün bırakın altyapı takımlarının maçlarını ve antrenmanlarını izlemeyi, kaç 1. lig coachu Genç takım oyuncularının isimlerini biliyor merak ediyorum.
Türkiye liglerine çok az sayıda kaliteli yabancı oyuncu geliyor. Bunların dışında kalan yabancıların basketbola zarar verdiÄŸine inanıyorum. Her siyah, basketbol oynar diye bir kural yok. Ama biz Linelly Ricyhi’nin bile sıçrayıp smaç yapacağını düşünen bir ülkenin çocuklarıyız.
Şansa inanır mısınız? Maça çıkarken oyuncularınıza özellikle hakemler konusunda ne gibi uyarılarda bulunursunuz?
Åžansa çok inanıyorum. Çünkü o bana hiç inanmıyor. Bu yüzden onun yaÅŸadığını biliyorum. Bir kaç kez görüşme teklif ettim. Dayılarımı sordu. Bizans’tan ahpapların var mı dedi.
Oyuncularım hakemlerle sınırları aşan bir diyaloğa girdiklerinde nasıl cezalandıracağımı çok iyi bilirler. Yine de her maç öncesi onları bu konuda sorumluluğum gereği uyarırım.
Elinizde limitsiz bir bütçe olsa ilk beş oyuncularınızı kimlerden oluşturmak isterdiniz?
Elimde tamamen benim kontrolümde olan böyle bir bütçe olsa bir basketbol köyü kurardım. Okullarıyla, aileleriyle, her türlü yaşam konforu ve yüksek standarttaki eğitim departmanlarıyla herkesin basketbolu yaşadığı bir eğitim köyü. Ülkenin en iyi altyapı coachları burada görev alırdı. Ve dünyaya her yönüyle çok nitelikli basketbolcular satardık. Benim hayalim bu. Bir gün kendi donanımım ve tecübemle bu işi çok seven bir finasörü bir araya getirebilirsem bu ütopyamı gerçekleştirmek isterim. Bu sizce 5 arkadaşa dağıtılacak paradan daha değerli değil mi?
Altyapılarda devamlı derece yapan Bursa basketbolu son yıllarda bir duraklama devrine mi girdi? Oyuncu mu gelmiyor? Yoksa iyi oyuncular İstanbul veya diğer şehirlerdeki kulüpleri mi tercih ediyor?
Ben bir duraklama devri yaÅŸandığına inanmıyorum. En son yapılan Küçük Erkekler Türkiye Åžampiyonasında Alpella-YeÅŸimspor finali oynandı. Ondan önce Liselerde TofaÅŸ’ın okulu TED Koleji Türkiye Finali oynadı. Bursa her zaman özellikle altyapıda Türkiye’nin en önemli kaynağı olmuÅŸtur ve olmaya devam edecektir.
Tabii ki bu kadar uzun antrenörlük hayatı (umarız daha da uzun sürer) bir sürü anınız da vardır? Anılarınızdan unutamadığınız birini bizimle paylaşır mısınız?
18 yaşındayken Kız Lisesi basketbol takımını çalıştırıyordum. Bir insanın baÅŸka nasıl bir anısı olabilir ki… Bunun üzerine ne anlatsan adamın anısını aÄŸlatırlar. Hatta bir gün kızlara yalan bir kapris yapıp madem böyle savunma yapmaya devam ediyorsunuz o halde ben bırakıyorum dedim. 12 kızın bana sarılıp söz verdiklerini hatırlıyorum. Bunu niye daha önce yapmadım diye kendime çok kızmıştım.
 OVER TIME AYLIK BASKETBOL DERGİSİ
ŞUBAT 2008 / 02 ( SEMRA DEMİRER )
BAŞARININ DOĞRU ADRESİ CEM ÇAĞAL
İyi bir aile babası.İyi bir Öğretmen..İyi bir deniz kaptanı..İyi bir klarnetçi..Hepsini en iyi şekilde yapmaya çalışan ve oyuncularına basketbolun yanısıra , gelecekle ilgili olarak da bilgilerini veren Cem Çağal tabiri yerindeyse bulunmaz bir hint kumaşı
Onun sihirli elinin altında olan çocuklarımız,geleceklerine emin adımlarla ilerlerken,hem spor hem de sosyal yaşantıda diğer arkadaşlarından bir adım öne geçiyor,geleceklerini teminat altına alıyor.
Çağal gibi değerli bir hocamızla her konudan konuştuk.Bunu da sizinle paylaşmak istedik.
Cem ÇAĞAL ismi her zaman olmadık yerlerde olmadık işleri başarmakla gündeme geldi.Tabir yerindeyse şapkadan tavşan çıkarmakta üstünüze yok.Bunun sırrı nedir?
CÇ – Yaz tatillerini babaannemlerde geçirirdim.Bahçeli evin taş zeminli büyük mutfağı her zaman çilek reçeli kokardı.Bu cümleden sonra hepiniz nasıl Ömer Seyfettin i hatırladıysanız, benim de her zaman kendime; kendimi ve gerçekleri hatırlattığım cümleler oldu hayatımda.Çünkü yaşamın gerçeklerinin dışına taşmamak ve her zaman bedel ödemeye hazır olmak gerek.
Bugün iÅŸ dünyasında bir çok firma, İnsan Kaynakları Departmanlarının bitmek tükenmek bilmeyen iyileÅŸtirme programlarıyla Takım Olmak konusunu iÅŸliyor..Sonra gidip içeride birbirlerini yiyorlar.Takım Olmak,Takım Ruhu,Sinerji …bunlar 2-3 ders görüp para karşılığı bir firmaya akıl satmakla olmaz.İşin içinde iÅŸgüzarlık varsa bana kimse duygulardan bahsetmesin.Dünyada hiç bir firma üretim hedefini tutturamadı diye toplanıp departmanca göz yaşı dökmez.Sadece iÅŸten atılma korkusunu yaÅŸarlar.Bu insanlar Takım Olmayı binlerce dolar döküp öğrenmeye çalışmak yerine gerçek bir takımın olabildiÄŸince içinde yaÅŸayarak algılasınlar.İşte benim yaptığım bu..oyuncularıma öncelikle hayatı öğretiyorum.Gerçeklerle yüzleÅŸmek ve bunları çok çalışarak fırsatlara dönüştürmek..Favori olmayan buna raÄŸmen çok motiveyse her zaman favori olandan daha ÅŸanslıdır.Ama içine oyun zekasını da katmak ÅŸartıyla.
Doğru çalışıyor,fedakar,cesur ve zekiyseniz herşey kendiliğinden gelir.Yoksa bütün sihirbazların tavşan çiftlikleri olurdu..
Yeşimspor Kulübü kısa zamanda kendine Türk Basketbolunda hatrı sayılır bir yer buldu.Bu sene A takım faaliyetine son vererek tamamen Altyapıya döndünüz.Bundan sonraki kulüp politikanız nedir?
CÇ – YEŞİM Tekstilde bir Dünya Firması.Yarattığı istihdamla binlerce insanı bünyesinde barındırıyor.Genel Müdürümüz Sn. Şenol ŞANKAYA Liderlik ve çalışkanlık konusunda benim de idol gördüğüm bir isim.Bu önemli firmanın bir Spor Kulübü olarak felsefemizde aynı kulvarda olmalı.Bu da insana yatırım..Altyapıdan yetişen bir oyuncu için A Takım tabiki bir hedef herşeyden önce bir vitrin.Tamamen Altyapıdan yetişen oyuncuların oluşturacağı ve gidenlerin yerini her zaman aşağıdan gelenlerle besleyeceğimiz bir A Takım hedefliyoruz.Bunu gerçekleştirebilmek için 5 senelik bir program oluşturduk.
TBF nin Eğitim Kurulu Üyeliğini yapıyorsunuz.Türk Basketbolunun gelişmesi adına Antrenörlerin Eğitimi çok önemli bir konu..Bize faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
CÇ - TBF Eğitim Kurulu, Prof.Dr.Yaşar SEVİM Başkanlığındaki dönemindeki 2,5 yıl içinde 55 Eğitim Faaliyetiyle birlikte ,Eğitimle ilgili hemen her konuda çok ciddi iyileştirmeler ve yenilikler gerçekleştirildi.2 kez Kuşadasında yapılan ve Rekor sayıda katılımcının izlediği Uluslararası Antrenör Semineri bu faaliyetlerin en özel olanları.Bu dönemde ilk kez Kondüsyonerlik Kursu düzenlendi.Antrenör Staj & Eğitim Programı başlatıldı.Ve tüm Eğitim Müfredatı ve Uygulamalarında çok sistemli ve akademik bir düzen sağlandı.Bu yüzden bu dönem içinde Eğitim gören Antrenör ve Antrenör Adaylarını çok şanslı görüyorum.Umarım onlarda kendilerine sunulan bu fırsatları iyi değerlendirirler.
YeÅŸim Modeli, Mako Modeli …bunlar her zaman basketbolun içinde olan veya olmak isteyen müesseseler için adeta bir deyim oldu.Sizce insanların bir model arayışı içinde olmaları sistemlerini oturtmakta zorlanmalarından mı kaynaklanıyor?
CÇ – İşin başındaki heyecan bazı hatalar yaptırır insana..Sonra bazı yanlışlardan dönmekte zorlanırsınız.Sırf protokolün en önündeki diğerlerinden daha geniş ve yumuşak olan koltuklarda oturayım diye takım kuranlar var.Ve bu insanların komplekslerini kullanıp kendine rant sağlayan bir grup uyanık.Bu tip insanlar basketbola çok büyük zarar veriyorlar.Hem görüntü çirkinliği oluşturuyorlar..hem de yaşadıkları 2-3 sene içinde averajları aptalca yükseltip diğer kulüplere zarar veriyorlar.Bizler Altyapı için canımızı dişimize takıp senelerce uğraş verirken enayimiz ki kısa yoldan iş yapmaya çalşan söz de akıllılar duvara tosladıkları zaman nerede yanlış yaptıklarını düşünmesinler?
Siz hayal ettiğiniz model içindeki insanların ruhuna ve birikimlerine sahip değilseniz aldığınız model ne işinize yarar ki..Size Türkiye de gerçek yetiştirici 3-4 isim söylerim..herkes önünü ilikler..Ama bakıyorsunuz ki bu insanlar olmaları gereken yerlerde değil.Oysa gerçek antrenör gerçek yetiştiricidir.Hayatında bir tane oyuncu yetiştirmemiş insanlar nasıl 1.Ligde antrenörlük yapar? Anlamam mümkün değil.Türkiye de eksikliği olan en önemli şey, işi gerçekten bilen..başını kumdan çıkarıp doğruyu yanlışı ayırt edebilen idareci fakirliği..
Antrenörlüğünüz ve Eğitim Kurulu Üyeliğiniz sebebiyle Türkiye de bir çok yeri geziyorsunuz..Bulunduğunuz yerler içinde sistem ya da uygulama olarak sizi etkileyen yerler veya insanlar oldu mu?
CÇ – Hemen hemen her yerde basketbol çok seviliyor.Özellikle Anadolu da her ilde en az bir insan basketbolda diğerlerine liderlik yapıyor.TBF nin 12 DABO faaliyeti bir çok ilde basketbola önemli bir ivme kazandırmış durumda.Basketbol Federasyonu ‘ nun belki, saygın isimlerden oluşmuş bir komite kurup bu illerin önde gelen müessese ve kurumlarına projeler üretip basketbolun içine çekecek bir planlama içine girmesi yerinde olur.
Planlama ve uygulamalarıyla beni çok etkileyen yerler tabiki var.Bu örneklerle özdeşleştiğimi hissettiğimde hem çok mutlu oluyorum hem de umutlanıyorum.Bunların başında İstanbul UPS Spor Kulübü geliyor.Asli işlerinde bir dünya devi olan UPS, Sosyal Sorumluluk bilinciyle kurduğu Okul-Kulüp düzeni içinde yüzlerce çocuğa kucak açarak onları kazanmayı başarmış.Burada olup bitenler birçok Üniversite için bir tez olmalı bence.TBF Eğitim Kurulu Üyemiz Sn.Semra DEMİRER hocamızın koordinatörlüğünde çok çalışkan ve bağları çok kuvvetli bir eğitmen grubuna sahipler.Tabi örnek alınması gereken vizyonu ve mentalitesiyle bu başarılı ve işine motive ekibin yolunu açan önemli bir isim var başlarında..O da UPS in Genel Müdürü Sn.Haluk ÜNDEĞER.Onlar gerçekten çok kıskanılacak işler yapıyorlar.
Eğitim ve Altyapı ağırlıklı kurduğunuz bir web siteniz var.Buradaki hedefinizden bahseder misiniz..
CÇ – www.cemcagal.com un şu anda 1076 üyesi var.Özellikle Antrenör,Beden Eğitim Öğretmeni,Basketbol Hakemlerimiz ve Altyapı oyuncularına hizmet için kurulmuş bir site.Burada sürekli üye arkadaşlarımın gereksinim duyduğu soruları ve ihtiyaçları cevaplamaya çalışıyorum.Ya da bilgiyle aralarında köprü oluşturuyorum.
Basketbol Antrenörlüğünüz yanında çok renkli ve yönlü kişiliğinizle tanınıyorsunuz..Bize özel zevklerinizden ve basketbolun dışındaki diğer hayallerinizden söz eder misiniz?
CÇ – Tabiki zamanımızın çok büyük bir kısmında Basketbol var..Fırsat bulursam yağlı boya resim yapıyorum.Piyano çalıyorum.Hüsnü Şenlendirici den sonra klarnete özenip bir tane aldım.Ailece bir daha çalmaya çalışmamama karar verdik.Yat Kaptanlığı ehliyetim var.2 yaz sonra bir tekne almayı planlıyorum.6-7 sene sonra şu andaki yıldız takımımızı 1.Lige çıkarıp Pazar günleri teknemle balığa çıkmak en büyük hayalim.
Oğlunuz da Basketbolcu..Onunla ilgili düşünceleriniz ve hedefleriniz nedir?
CÇ – Oğlum Ege 13 yaşında ve şu anda Küçük takımımız da oynuyor.Aynı zamanda Yıldız B Milli Aday kadrosu içinde de çalışıyor.Çok akıllı ve yaşıtlarından olgun bir çocuk.Basketbolu çok seviyor.İleride iyi bir oyuncu olacağını düşünüyorum.

www.3saniye.net
19.04.2008
Basketbola nasıl başladınız?
CÇ - Bilirsiniz eskiden her mahalle arasında kaleleri belirleyen taş öbekleri olurdu. Futbol, hemen her çocuğun en büyük eğlencesiydi.Beyaz Gölge isimli bir Lise Basketbol Takımını konu eden Televizyon dizisi başlayıpta hepimizi kendine bağlayınca, aramızda para biriktirip elektrik direklerine çemberler yaptırdık demircilere.. Bizim Jenerasyon şimdiki gibi çok küçük yaşlarda Altyapı Eğitimi alamıyordu maalesef o günün şartlarında. Geçte başlamış olsam Makospor un Genç ve A Takımlarında oynadım.O dönemde Tofaş A Takımını Çek Antrenör Pan Vlademir Heger çalıştırıyordu.Diğer Kulüplerde oynayan ve yetenekli bulduğu bir iki genç oyuncuyla birlikte bizimle özel ilgilendi ve sürekli çalıştırdı.Heger ,Tofaş tan ayrılınca ben de o yıllar 1.Lig de oynayan Ankara Ziraat Fakültesine gittim.Ancak yaz çalışmalarında ağır bir sakatlık geçirdim.Ve uzun bir süre oynayamadım.
Koçluk hayatınız ne zaman ve nasıl başladı?
CÇ – Makospor da oynarken Serdar Ersözlü ‘nün teklifiyle Tofaş’ın Küçük Takımını çalıştırmaya başladım.Yaşım henüz 18 di.
Hangi kulüplerde çalıştınız?
CÇ – Tofaş,Makospor,DSİ Nilüferspor,Karagücü,Paşabahçe,Fenerbahçe,Yeşimspor
Koçluk hayatınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
CÇ – Antrenör Ağabeylerimizin de bizler gibi birbirinden farklı yapıları ve felsefeleri var.Ben, tamamen şu insanı kendime idol seçtim diyemem.Ancak her insan gibi benim de kendi yapımla da bağdaştırdığın fikir ve davranışları seçtiğim ve benimsediğim insanlar tabiki oluyor.Birebir taklitciliğe karşıyım.Her zaman doğru şeyleri örnek almaya ancak kendi kendimin adamı olmaya özen gösterdim.
Sizin yetiştirdiğiniz ve Türkiye Liglerinde oynamış veya hala oynamakta olan oyuncularınız kimler?
CÇ - Efes Pilsen’den Ermal Kuço,Mustafa Abi Mersin Büyük Şehir Belediyesi’nden Reha Öz,Oyak Renault ‘tan Evren Büker,Ahmet Erdoğan,Oğuz Erdoğan Tofaş’tan Serhat Büker,Can Altıntığ,Erdemir’den Melih Sevda,Gelişim Kolejinden Kenan Tütüncü,Çanakkale Belediyesi’nden Hüsnü Güler,Kepez Bld.Spor dan Ufuk Kaçar,Eyüpspor’dan Ercan Karalar la birlikte geçmiş dönemlerde 1.Lig de oynamış Levent Özsimitçi,Nedim Hızlıateş.Erdem Sezer,Mehmet Bozkan,Barış Kaçar,Gökbörü Aygar,Erdal Koşan,Murat Özyiğit,Murat Dak,Alper Toker,Öğünç Tokgöz,Levent Erden gibi isimlerin yetişmesinde değişik oranlarda payım vardır.
Koçluk hayatınızda ki hedefleriniz nelerdir?
CÇ - Ben yoktan varetmeyi,yetiştirmeyi seven biriyim.Ülkedeki bu kadar hazırcı dururken birilerinin servis yapmaması olmaz.Ben sadece Aşçı ya biraz saygı istiyorum.
Türkiye ‘de adamcılık,menfaat ilişkileri almış başını gitmiş.Eğer oyunu kuralına göre oynamıyorsanız bilginiz birikiminiz doğrultusunda da olsa hedef belirlemeniz bu şartlarda sadece komik bir ütopyadan ibaret.
Prensiplerim ve değerlerimden taviz vermeden sonuna kadar mücadele etmeye kararlıyım.Her kesin kendi işine baktığı ve birbirine saygı gösterdiği bir ortam bulursam 1.Lig de çalışırım.Bunu da Yetiştirdiğim oyuncularla yaşamak en büyük idealim.
Hobileriniz ve fobileriniz nelerdir?
CÇ – Denizi seviyorum.Yat Kaptanlığı ve Telsiz Operatörlüğü Belgelerim var.Resim yapıyorum.Bulduğum yerde piyano çalıyorum.Fotoğraf çekmekten ve bunları derlemekten hoşlanıyorum.Antrenörler ve Beden Eğitimi Öğretmenleri için hazırlamış olduğum Eğitim ve Altyapı ağırlıklı sitem le uğraşıyorum.
Başkasının kullandığı arabaya binemem.Protokol den nefret ederim..Sahte yüzler ve samimiyetsiz tipler beni boğar.İki yüzlülükten ve özellikle dedikoducu erkeklerden hiç hoşlanmam.
3 senedir TBF Eğitim Kurulu Üyesisiniz.Bir çok Seminer ve Kursta Eğitmenlik yaptınız.Size göre genç antrenörlerin seviyesi nedir?İlerisi için onlardan umutlu musunuz?
CÇ – Genç insanlar sadece basketbolda değil hemen her platformda giderek tembelleşiyor bana göre.Hazırcılığa alışıyorlar.Tabiki aralarında çok çalışkan..çok bilinçli ve geleceği olan insanlar var.Ama bu geniş potansiyele göre doğru insan sayısı çok az.İyi bir Altyapı Antrenörü olmak için öncelikle iyi bir araştırmacı olmak gerekir.Bu insanlara her türlü bilgi sadece bir tık kadar uzaklıkta artık.Bu avantajı iyi kullanmak ve çok çalışmak gerek.
Oğlunuzun basketbol içinde mi yoksa başka bir sektörde mi olmasını istersiniz?
CÇ – Ege, çok akıllı ve uyumlu bir çocuk.Paylaşmayı çok seviyor ki bu pozitif bir insanın en en önemli değeridir bana göre.İyi bir oyuncu olmak için çok istekli.Henüz çok küçükler,ergenlik döneminin tamamlanmasıyla birlikte hayatın gerçek yüzünü de yavaş yavaş görmeye başlayacaklar.Ne olmak istediğine de elindekilere bakarak o zaman daha sağlıklı bir şekilde kendi karar verecek.
Bu yazı toplam 667 defa okundu. Bugün ise 4 defa okunmuş.




24 Aralık 2007 saat 11:04
ah cem abi ahh sende daha ne anılar var adana maçı dönüşü uçakta anlattıklarını unutmadım hala:):)bir de en güzel hostesi seçip ona ödül olarak cezerye verdiğini!!süpersin valla:):)
20 Åžubat 2008 saat 19:50
OkuduÄŸum en mükemmel ropörtaj…
Cem hocam altyapı basketbolunun bütün sorunlarının siz ve sizin gibi deÄŸerli antrenörler sayesinde çözüleceÄŸinden eminim.Nitekim sizin sölediÄŸiniz o rahat koltuklarda maç izleyen insanların rahatıda ozaman bozulacak.Bu yazıları okuduktan sonra basketbola deÄŸer veren her birey için bir ütopya haline gelecek olan o basketbol köyünde buluÅŸmak dilegiyle….
25 Åžubat 2008 saat 21:00
bu ülkedeki idealist gerçek bir koç olduğuna inanıyorum ve basketbola hizmetlerinden dolayı seni kutluyorum eminimki yetiştirdiğin çocuklarada bir beyaz gölgesindir bütün hayallerinin gerçekleşmesi dileğiyle
not klarnet çalmaktan vazgeçme çalmayı öğren senin gibi birisine vazgeçmek yakışırmı